터키어표준교재_A1.hwp
터키어 표준교육과정 A1 교재
2019. 2
한 국 외 국 어 대 학 교
터 키 ·아 제 르 바 이 잔 어 과
Ünite 1. Tanışma
1.1 Merhaba
Ahmet : Merhaba.
Ayşe : Merhaba.
Ahmet : Adınız ne?
Ayşe : (Adım) Ayşe. Sizin adınız ne?
Ahmet : (Benim adım) Ahmet.
Ayşe : Memnun oldum.
Ahmet : Ben de memnun oldum.
기본인사 Merhaba Günaydın İyi günler1) İyi akşamlar2) |
헤어질 때 인사 Güle güle Hoşça kal3) Allahaısmarladık Görüşmek üzere İyi geceler4) |
1), 2) 만날 때뿐만 아니라, 헤어질 때도 사용할 수 있다.
3) 먼저 자리를 떠나는 사람이 남아있는 사람에게 하는 인사.
4)밤 10시 이후부터 다음 날 동이 트기 이전까지를 gece라 하는데, 터키와 이슬람 문화권에서 이 시간대에 사람을 만나는 경우보다는 헤어지는 경우가 더 일반적이므로 주로 헤어질 때 사용한다.
[Dinleyelim tamamlayalım]
Hasan : Merhaba.
Fatma : Merhaba.
Hasan : Sizin adınız ne?
Fatma : Benim adım Fatma.
Hasan : Memnun oldum. Benim adım Hasan.
Fatma : Ben de memnun oldum.
Hasan : Hoşça kal.
Fatma : Güle, güle.
[Okuyalım tamamlayalım]
Hasan : ____________.
Selma : Merhaba
Hasan : Adınız ne?
Selma : _____ _______ ______.
Hasan : Memnun oldum.
Selma : Ben de _______ _______.
Hasan : _______ _______.
Selma : Güle, güle.
1.2 Merhaba
A : Günaydın.
B : Günaydın.
A : Nasılsın?
B : İyiyim. çok teşekkür ederim. Sen nasılsın?
A : Ben de iyiyim. Sağ ol.
A : Hoşça kal.
B : Güle güle.
[Dinleyelim tamamlayalım]
Suji : Merhaba
Murat : Merhaba
Suji : __________?
Murat : İyiyim, çok teşekkürler, _______ nasılsın?
Suji : Ben de ________. Sağ ol. Hoşça kal.
Murat : _____ ____.
[Okuyalım tamamlayalım]
Minsu : Günaydın.
Ayşe : __________
Minsu : Nasılsın?
Ayşe : ________. Sağ ol. Sen nasılsın?
Minsu : ______ ____ iyiyim. Teşekkürler. Allahaısmarladık.
Ayşe : _______ ______.
1.3 Nerelisin
Cengiz : İyi günler Esra. Sen nerelisin?
Esra : İzmirliyim.
Cengiz : Öyle mi? Çok sevindim. Ben de İzmirliyim.
Esra : Memnun oldum.
Cengiz : Ben de memnun oldum.
Esra : Ben 15 yaşındayım. Sen kaç yaşındasın?
Cengiz : Ben de 11 yaşındayım.
Esra : Cebin var mı?
Cengiz : Var. 0537 392 61 48. Ya seninki?
Esra : Ne yazık ki Cebim yok.
도시 İstanbullu Ankaralı İzmirli Seullü Pusanlı Suvanlu .. |
국가 Türkiye: Türk, Türkiyeli Kore: Koreli Almanya: Alman Çin: Çinli Japonya: Japon Yunanistan: Yunan İngiltere: İngiliz Fransa: Fransız *ABD: Amerikalı Amerika Birleşik Devletleri Rusya: Rus Mısır: Mısırlı, Arap Irak: Iraklı, Arap İran: İranlı, Acem, Fars |
[Dinleyelim tamamlayalım]
Erhan : İyi akşamlar! Mina
Mina : ____ ________! Erhan
Erhan : Nasılsın? ____ ______?
Mina : Çok çok teşekkürler. Şöyle böyle. Sen ________ Erhan?
Erhan : Sağ ol. Ben çok iyiyim.
[Okuyalım tamamlayalım]
Zehra : Selam Hansu, Nasılsın?
Hansu : Selam Zehra. ________. Teşekkürler. Sen nasılsın?
Zehra : Fena degilim. çok sağ ol.
Hansu : Sen de sağ ol Zehra. Peki, memleketin neresi?
Zehra : __________. Ya sen?
Hansu : Seullüyüm.
1.4 Nerelisin
Memur : Adınız ne?
Ahmet Kaya : Ahmet.
Memur : Peki, soyadınız?
Ahmet Kaya : Soyadım da Kaya.
Memur : Memleketiniz neresi?
Ahmet Kaya : Ben İstanbul'da doğdum, büyüdum.
Memur : Anneniz, babanız da İstanbullular mı?
Ahmet Kaya : Hayır, babam İstanbullu, annem de Koreli.
Memur : Siz evli misiniz?
Ahmet Kaya : Hayır, bekârım.
출신관련 다양한 표현들 Aslen nerelisin(iz)? Memleketin(iz) neresi? Memleket neresi? Nerede doğdun(uz)? Türkiye'nin neresindensin(iz)? Ailen(iz) nereli? Nereden geldin(iz)? |
[Dinleyelim tamamlayalım]
Memur : Memleketiniz neresi?
Tolga : Ben Türkiyeliyim ve bir Türküm.
Memur : Türkiye'nin neresindensiniz?
Tolga : Ben Ankaralıyım.
Memur : Ben de Ankaralıyım Tolga bey. Biz hemşehriyiz.
Peki, Tolga bey siz aslen nerelisiniz?
Tolga : Aslında babamın dedesi Samsunlu.
Ama dedem aile olarak oradan Ankara'ya göç etmiş.
[Okuyalım tamamlayalım]
Mehmet : Hocam, sizin memleketiniz neresi?
Hoca : Ben İstanbul'da doğdum, büyüdum.
Ancak okul yüzünden ailece Ankara'ya yerleştik. Ya sen?
Mehmet : Hocam, ben de doğma büyüme Antalyalıyım.
Hoca : Peki, annen ve baban şu anda Antalya'dalar mı?
Mehmet : Evet, Antalya'dalar. Onlar da doğma büyüme Antalyalı.
Ben de okul yüzünden tek başıma Ankara'dayım.
Ünite 2. Aile
2.1 Ailem
Cengiz Bey: Günaydın Jinsu!
Jinsu: Günaydın hocam. Nasılsınız?
Cengiz Bey: Teşekkür ederim. Ben iyiyim, ya sen?
Jinsu: Ben de iyiyim hocam. Çok teşekkür ederim.
Cengiz Bey: Ailende kaç kişi var?
Jinsu: Dört kişi var. Ben, annem, babam ve kız kardeşim.
Cengiz Bey: Annen, baban çalışıyorlar mı?
Jinsu: Evet, annem ilkokul öğretmeni, babam da doktor.
Cengiz Bey: Kız kardeşin okula gidiyor mu?
Jinsu: Evet, kız kardeşim on yedi yaşında. Seneye üniversitesi olacak, inşallah!
가족 관련 단어들 baba anne kız oğul kardeş kız kardeş, abla erkek kardeş ağabey, abi büyükanne: babaanne, anneanne, nine büyükbaba: dede |
[Dinleyelim tamamlayalım]
Murat Bey: Merhaba Ali, nasılsın?
Ali: İyiyim teşekkür ederim, siz nasılsınız?
Murat Bey: Ben de iyiyim. Baban çalısıyor mu?
Ali: Evet, çalışıyor. O doktor.
Murat Bey: Annen de çalışıyor mu?
Ali: Hayır, çalışmıyor. O ev hanımı.
Murat Bey: Deden ve babaannen var mı?
Ali: Evet var, beraber oturuyoruz.
[Okuyalım tamamlayalım]
Cengiz Bey: İyi günler Junsu.
Junsu: İyi günler hocam.
Cengiz Bey: Ailende kaç kişi var?
Junsu: Dört kişi var. Ben, annem, babam ve kız kardeşim.
Cengiz Bey: Annen ve baban çalışıyor mu?
Junsu: Evet, annem ilkokul öğretmeni, babam da doktor.
Cengiz Bey: Kız kardeşin okula gidiyor mu?
Junsu: Evet, o ilkokula gidiyor.
2.2 Ailem
Minho : Merhaba. Fotoğraftaki bu yaşlı adam kim? Neyin oluyor?
Selcuk : O benim babam, yanındaki de annem.
Minho : Dedeniz sağ mı?
Selcuk : Hayır. Ama büyük annem hayatta.
Minho : Selcuk, sizin kaç kardeşiniz var?
Selcuk : İki kardeşim var. Biri ablam, diğeri ise ağabeyim.
Ailemin en kücügü benim. Sizin kaç kardeşiniz var?
Mihno : Bizim aile büyük. Bir erkek kardeşim, iki kız kardeşim, ikiz ablam, bir de dedem ve ninem var.
[Dinleyelim tamamlayalım]
Ayşe : Suji, sizin kaç kardeşiniz var?
Suji : Biz üç kardeşiz. Ağabim 28 yaşında, kız kardeşim ise 9 yaşında.
Senin kaç kardeşin var?
Ayşe : Benim iki kardeşim var. Adları Murat ve Ömer.
Murat otuz yaşında ve Ömer ise on beş yaşında.
Suji : Ağabeyim evli, senin ağabeyin de evli mi?
Ayşe : Evliydi, ama yeni boşandı. Şimdi bekâr.
[Okuyalım tamamlayalım]
Esra: Merhaba. Benim adım Esra. Sizin evinizde kiminle oturuyorsunuz?
Dongho: Merhaba. Benim adım Dongho. Babam, annem ve ablamın ailesi ile birlikte aynı evde oturuyoruz. Sizin evinizde kimler oturuyorlar?
Esra: Dedem, babam, annem, ağabeyim ve ben.
Dedem Seksen yaşında, annem, babam ikisi de kırk yaşındalar, ağabeyim ise yirmi beş yaşında. Sizin ablanız kaç yaşında?
Dongho : Ablam yirmi beş yaşında. Kocası yani eniştem bizimle oturmaktan çok memnun.
2.3 Evim
Aysun: Bülent bey, eviniz nerede?
Bülen: Çankaya'da
Aysun: Kaç odalı?
Bülent: Evimiz üç odalı. Peki Aysun hanım, sizinki kaç odalı?
Aysun: Bizim evimiz yedi odalı.
Bülent: Müstakil mi?
Aysun: Evet, hem de iki katlı.
Bülent: Bahçesi var mı?
Aysun: Evet var. Bahçede köpeğimizin kulübesi de var.
Bülent: Bizim öyle bir şansımız yok. Çünkü biz apartmandayız.
[Dinleyelim tamamlayalım]
Ahmet: Nilüferciğim, misafirlerimiz geldiler mi?
Nilüfer: Evet. Salonunda çay içiyor ve sohbet ediyorlar.
Ahmet: Çocuklarımız nerede, ne yapıyorlar?
Nilüfer: Kızım yatak odasında ders çalışıyor, oğlum da bahçede oynuyor.
Ahmet: Peki. Misafir odası hazır mı?
Nilüfer: Evet hazır. sen merak etme. Yastık ve yorgan herşey tamam.
Ahmet: Sağ ol canım.
Nilüfer: Görüşmek üzere.
[Okuyalım tamamlayalım]
Erhan: Sumin, kahvaltı yapalım mı?
Sumin: Evet. Balkonda yapalım. Ne dersin?
Erhan: Güzel fikir. Çay demlenmiş.
Sumin: Mis gibi! Eline sağlık. Erhan.
Erhan: Mutfakta peynir, zeytin ve ekmek de hazır.
Sumin: Tamam. Yardım edeyim mi?
Erhan: Lütfen. Balkondaki masaya çatal, bıçak, kaşık ve tabaklar koyalım.
Sumin: Olur.
2.4 Evim
Elif: Hoş geldin, Ayşe!
Ayşe: Hoş bulduk Elif, evin ne kadar güzel! Kaç odalı?
Elif: Teşekkür ederim. Üç oda, bir salon, bir banyo var.
Ayşe: Balkon da varmış, manzarası çok güzel. Mutfak nerede?
Elif: Bu tarafta. Gel oturalım. Çay içelim.
Ayşe: Peki. Buzdolabın yeni mı?
Elif: Evet, geçen hafta aldık.
Ayşe: Güle güle kullan.
Elif: Sağ ol. Çay nasıl, çok mu açık?
Ayşe: Hayır, açık değil çok güzel olmuş, eline sağlık.
Elif: Afiyet olsun.
집 관련 단어들 Kapı Merdiven Salon(Oturma odası) Asansör Pencere Bahçe Yatak odası Kat Banyo Dam Mutfak Balkon |
[Dinleyelim tamamlayalım]
Ahmet: Merhaba Sunmi, nereye gidiyorsun?
Sunmi: Eve gidiyorum.
Ahmet: Apartmanda mı oturuyorsun yoksa müştakil evde mı?
Sunmi: Apartmanda oturuyorum.
Ahmet: Kaçıncı katta oturuyorsun?
Sunmi: Yedinci katta oturuyorum.
Ahmet: Peki, aşansör var mı?
Sunmi: Evet, aşansör var.
[Okuyalım tamamlayalım]
Ayşe: Günaydın Murat!
Murat: Günaydın Ayşe, bu bahçeli ev sizin mi?
Ayşe: Evet, bu bahçeli evde oturuyoruz.
Murat: Ben şimdi apartmanda oturuyorum ama ben de bahçeli evde oturmak istiyorum.
Ayşe: Bahçede ağaçlar ve çiçekler var.
Murat: Evet, çiçekler açmış, kediler de dolaşıyor.
Ayşe: Evimiz küçük ama rahatsız.
Murat: Toplam kaç yatak odası var?
Ayşe: Üç yatak odası var.
Murat: Bir aile için uygun. Güle güle otur.
Ünite 3. Günlük hayat
3.1 Saat kaçta
Murat : Merhaba Engin bey. Nereye gidiyorsunuz?
Engin : Merhaba Murat bey. Şirkete gidiyorum. Biraz geç kaldım.
Murat : Çalışmanız saat kaçta başlıyor?
Engin : Saat dokuz buçukta başlıyor.
Murat : Demek, mesainiz biraz geç başlıyor.
Engin : Evet, çünkü işyerim şehir dışında, biraz uzak.
Murat : İyi çalışmalar, görüşmek üzere.
Engin : Görüşürüz.
[Dinleyelim tamamlayalım]
Minho : Merhaba.
Görevli : Merhaba, hoş geldiniz.
Minho : Hoş bulduk. Acilen Istanbul'a gitmek istiyorum. Bilet var mı?
Görevli : Şanslısınız. Saat kaçta binmek istiyorsunuz?
Minho : Hangi saatlerde uçuş var?
Görevli : 10:30, 12:30, 15:00, 16:10, 19:15, 20:45, 22:30da var.
Minho : Şimdi saat kaç?
Görevli : Saat 09:20.
Minho : O halde saat 12:30'a tek kişilik bilet istiyorum.
Yolculuk kaç saat sürüyor?
Görevli : Yaklaşık bir buçuk saat sürüyor. Uçak saat 14:00'te İstanbul'a varıyor.
Minho : Teşekkür ederim.
Görevli : İyi yolculuklar!
[Okuyalım tamamlayalım]
Yolcu: İyi günler. Otogara gitmek istiyorum.
Resepsiyon görevlisi: Tabii efendim. Otobüsünüz saat kaçta kalkıyor?
Yolcu: Saat 14:30'te. Acaba otelden otogar yakın mı?
Resepsiyon görevlisi: Hayır, buradan taksi ile bir saat sürüyor.
Yolculuğunuz nereye efendim.
Yolcu: Samsun'a gidiyorum. Yolculuk kaç saat sürüyor?
Resepsiyon görevlisi: 6 saat 30 dakika sürüyor.
Yolcu: Şimdi saat kaç?
Resepsiyon görevlisi: Saat 10:00. Yaklaşık saat dokuzda Samsun'dasınız.
3.2 Saat Kaçta
Fatma Hanım: Haydi uyan artık.
Filiz: Çok uykum var anne. Şu an saat kaç?
Fatma Hanım: Saat sekiz. Bugün dersin saat kaçta başlıyor?
Filiz: Dokuzda başlıyor, geç kalacağım.
Fatma Hanım: Evden kaçta çıkacaksın?
Filiz: Sekiz buçukta.
Fatma Hanım: O zaman hemen kalk, kahvaltı hazırlıyorum.
Filiz: Tamam anneciğim.
Fatma Hanım: Önce banyoya git, elini yüzünü yıka, dişlerini firçala ve gel.
Filiz: Peki.
Fatma Hanım: Haydi çabuk ol biraz.
시간관련 표현들 Buçuk Çeyrek Yarım - a(e) _______ var. - ı(i, u, ü) _______ geçiyor. |
[Dinleyelim tamamlayalım]
Ayşe: Günaydın Ahmet!
Ahmet: Günaydın Ayşe!
Ayşe: Bugün saat kaçta kalktın?
Ahmet: Saat sekizi çeyrek geçe kalktım.
Ayşe: O zaman saat kaçta servise bindin?
Ahmet: Sekiz buçukta servise bindim.
Ayşe: Ders saat kaçta başlıyor?
Ahmet: Dokuzda başlıyor.
Ayşe: İyi dersler!
Ahmet: Sana da iyi dersler!
[Okuyalım tamamlayalım]
Ayşe: Merhaba Ahmet!
Ahmet: Merhaba Ayşe!
Ayşe: Bu sabah saat kaçta kalktın?
Ahmet: Saat yediye on kala kalktım.
Ayşe: Saat kaçta kahvaltı yaptın?
Ahmet: Saat yedi buçukta kahvaltı yaptım.
Ayşe: Ders saat kaçta başlıyor?
Ahmet: Ders saat dokuzda başlıyor.
Ayşe: Bir günde kaç saat ders var?
Ahmet: Bir günde altı saat ders var.
3.3 Nerede
Anne : Kızım, okula geç kalacaksın. Haydi çabuk ol.
Kız : Anne çantam nerede?
Anne : Niye bana soruyorsun, kızım. Odanda değil mi?
Kız : Bulamıyorum anne.
Anne : Acaba koltuğun üstünde mı?
Kız : Bakıyorum. Ah, buldum annem. İyi ki varsın!
Anne : Bundan sonra dikkatli ol.
Kız : Evet, anneciğim. Ben çıkıyorum. Hoşça kal.
Annem : Geç kalma kızım.
[Dinleyelim tamamlayalım]
Suho : Alo Selmin. Ben Suho. Ne var, ne yok?
Selmin : İyilik sağlık. Ya sen?
Suho : Ben de iyiyim. Bugün derse geç kalacağım da. Sen neredesin okulda mısın?
Selmin : Evet okuldayım. Sen neredesin? Ders saat 11'de başlıyor!
Suho : Biliyorum, yoldayım. Herkes geldi mi?
Selmin : Evet, herkes sınıftalar.
Suho : Peki, öğretmen de geldi mi?
Selmin : Hayır, sınıfa daha gelmedi.
Suho : Tamam onbeş dakika içinde oradayım. Görüşmek üzere.
Selmin : Çabuk ol.
[Okuyalım tamamlayalım]
Hatice : Merhaba Jinsu nasılsın?
Jinsu : Merhaba Hatice! İyiyim sağ ol. Sen de iyi misin?
Hatice : Evet. Teşekkür ederim. Sen nerelisin?
Jinsu : Koreliyim. Ben Güney Kore'den geldim.
Hatice : Güney Kore'nin neresindensin?
Jinsu : Başkenti Seul'denim.
Hatice : Seul'de deniz var mı?
Jinsu : Hayır, deniz yok ama büyük bir nehir var.
Hatice : Nehir nerede?
Jinsu : Nehir Seul'un ortasında, güney ve kuzeyi ayrıyor.
Ünite 4. Çevremiz
Merhaba adım Cansu, 27 yaşındayım. Eskişehir'deki bir bankada çalışıyorum. Eskişehir, bir öğrenci şehri olarak bilinmektedir. Çünkü Eskişehir'de birçok öğrenci kalıyor. Ailem Konya'da yaşıyor. Bizim geniş bir ailemiz var. Teyze, dayı, hala, amca, enişte, yenge... yani hemen hemen bütün akrabalarım Konya'da. Bu nedenle anne ve babam başka şehre taşınmak istemiyor. Benim tek abim var. Adı Deniz, 31 yaşında, Bursa'da mühendislik yapıyor. En yakın arkadaşım Derya ile iki yıl önce evlendi. Yengem yemek pişirmekten ve evde bir şeylerle uğraşmaktan hoşlanıyor. İyi kalpli ve sakin biridir. Onların bir çocuğu var, ismi Ebru. O, dünya tatlısıdır. Ben yeğenimi çok seviyorum. Onları ziyaret etmek için sık sık Bursa'ya gidiyorum. Bursa, Türkiye'nin en gelişmiş dördüncü şehridir ve oldukça kalabalıktır. Bursa'da gezilecek ve görülecek birçok yer bulunuyor. Bu sebeple Bursa'da zaman geçirmeyi çok seviyorum.
4.1 Akraba ve arkadaşlar
Aysun : Selam Mine!
Mine : Selam Aysun! Vaktin var mı acaba?
Aysun : Tabii canım. Seni dinliyorum.
Mine : Kuzenim Gökçe'yi sen de biliyorsun. Beni Cuma günkü düğününe davet etti. Fakat düğünde ne giyeceğime hala karar veremedim, çok kararsızım.
Aysun : Akraba düğünlerine aileden birçok büyük katılıyor. Bu yüzden elbise seçimine biraz daha dikkat etmen gerek.
Mine : Düğüne Hüseyin dayı, Zübeyde teyze, büyükannem, büyükbabam, kuzenlerim, anne tarafından akrabalar ve Gökçe'nin iş arkadaşları gelecek. Bir de komşuları.
Aysun : Merak etme, sana yardım ederim. Atatürk bulvarında tanıdığım güzel bir dükkan var. Beraber gidip abiyelere bakalım.
Mine : Güzel olur. Haydi gidelim.
Jeho : Ayhan ne var ne yok?
Ayhan : İyilik sağlık. İşlerimle uğraşıyorum sadece. Senden ne haber?
Jeho : Her zamanki gibi. Senin şu an kız arkadaşın yok değil mi? Kuzenim Candan'la seni tanıştırmak istiyorum. Candan’la çok yakışırsınız. Ne dersin?
Ayhan : Tabii neden olmasın? Senin akraban ise iyi biridir. Peki Candan nasıl biri?
Jeho : Candan bizimle aynı yaşta. Orta boylu, nazik, samimi ve neşeli bir kızdır. Çocukluğu benimle Isparta'da geçti. Halam ve dayım ise Eğirdir'de.
Ayhan : Ne iş yapıyor, nerede yaşıyor şu an?
Jeho : Çankaya Diş Kliniği'nde hemşire olarak çalışıyor. Senin işyerinden iki sokak uzakta yani. Tunalı'da yaşıyor.
Ayhan : Anladım. Onun hobileri neler?
Jeho : Senin gibi dağa tırmanmayı seviyor. Ayda bir kere arkadaşlarıyla dağa çıkıyor.
Ayhan : Aynı hobiye sahip olduğun kişiyle arkadaşlık etmek harika bir şey. Söylediğine göre aktif bir olmalı!
Baba : Kızım sen bugünlerde en çok kiminle zaman geçiriyorsun? Senin en yakın arkadaşın kim?
Kız : Benim en yakın arkadaşım Jiyun baba. Biz anaokulundan beri arkadaşız. Hatırlıyor musun? Geçen doğum günümde mavi elbiseyle şarkı söyleyen...
Baba : Gözlüklü, orta boylu ve zayıf olan mı?
Kız : Hayır baba, o Minhi. O benimle dans etmişti.
Baba: Ah hatırladım canım! Sesi çok tatlıydı. Kısa dalgalı kahverengi saçları olan kız değil mi?
Kız : Evet, evet. O benim canım arkadaşım Jiyun! O iyimser ve eğlenceli. Asla yalan söylemeyen, dürüst bir kişiliğe sahip. Umarım Jiyun devamlı benim en iyi arkadaşım olarak kalır. İnşallah!
Baba : Sen çok şanslısın canım. Arkadaşlar hayatımıza anlam katar, deneyimlerimizi zenginleştirir, neşe verir ve problemlerimizi paylaşırlar. Arkadaşlarımız hayatımızın önemli bir parçasıdır ve aynı zamanda bizim ayna ve yansımalarımızdır.
Kız : Doğru söylüyorsun babacığım. Duygularımı, düşüncelerimi hatta ruh hallerimi çekinmeden rahatça Jiyun'la konuşabiliyorum. Ayrıca yardıma veya tavsiyeye ihtiyaç duyduğumda utanmadan söylüyorum. Onu tanıdığım için çok mutluyum.
4.2 Şehirler
Ömer : Senin anneannen şehir de mi yoksa köyde mi yaşıyor?
Aylin : Anneannem yıllardır köyde yaşıyor. Orası, yakınında nehir ve dağlar bulunan eski bir mahalle.
Ömer : Ah ne güzel! Bugünlerde anneannemin sağlığı yerinde değil. Bu yüzden havası temiz, doğayla içiçe olan bir köye taşınmayı düşünüyor.
Aylin : Evet. Yaşlılar için şehirdense köyde yaşamak daha iyidir. Çünkü köyler kalabalık ve gürültülü değil, hava daha temiz, daha çok ağaç var, trafik de yok...
Ömer : Haklısın ama anneannemi hastaneye götürmek için şehir merkezine kadar araba kullanmamız gerekecek. Köy, ulaşım açısından çok da rahat değil aslında.
Aylin : Haklısın. Metro kullanırken, otobüs ve taksiye binerken biraz zorluk çekecek.
Ömer : Fakat şehirliler strese daha çok giriyor, daha fazla yanlızlık çekiyor ve komşuluk duygusunu hissedemiyor.
Aylin : Dediğin gibi köyde komşuluk daha önemli. Birbirlerine daha yakın yaşıyor, yardım ediyor ve yemeklerini de birbirleriyle paylaşıyorlar...
Ömer : Bu yüzden biz de anneannemin köyde, bahçeli bir eve taşınmasını düşünüyoruz. Anneannem apartmandaki yaşamdan sıkılmış.
Aylin : Öyle ise anneannen için köyde yaşamak daha uygun görünüyor bence.
Hoca : Bugün kendi ülkemizin başkenti ile ilgili bir kısa tanıtım yapalım. Önce Aylin’den başlayalım. Aylin buyur.
Aylin : Kore’nin başkenti olan Seul, dinamizm ve enerji doludur. Seul’de birçok AVM, kültür merkezi, lokanta, tesis ve tarihî yer bulunmaktadır. Diğer mega şehirler gibi Seul de 24 saat canlıdır ve insanlara inanılmaz bir eğlence yaşatmaktadır.
Hoca : Seul bölgelerine göre farklı özelliklere sahip mi peki?
Aylin : Seul’ün kuzey bölgesi olan Gangbuk’ta geleneksel saraylar ve evler var. Yani burada Kore’nin geleneksel izlerine rastlanmaktadır. Seul’ün göz alıcı güney bölgesi olan Gangnam’da ise son ‘trend’lerin tadını en hızlı ve en eğlenceli şekilde çıkarabilirsiniz.
Öğrenci : Yabancıların alışveriş yapması için Seul'ün nerelerini tavsiye edersiniz?
Aylin : Seul’ün birçok bölgesinde renkli bir şekilde alışveriş yapılabilir. Markalı kıyafet dükkânları ve büyük AVM’lerin bulunduğu Myeongdong, büyük geleneksel çarşıların bulunduğu Namdaemun, son moda ürünlerle dolu Dongdaemun alışveriş bölgesi alışverişin kalbidir.
Öğrenci : Biz gençler için soruyorum da. Bebek veya Beşiktaş gibi yerler Seulün nereleri?
Aylin : Gençler ve ünlüler egzotik atmosfere sahip Seul’ün Gangnam-gu Garosugil sokaklarına, lüks markaların bulunduğu Cheoungdam-donga sık sık giderler. Ayrıca Seul’de gece boyunca açık kafe ve lokantaları kolaylıkla bulabilirsiniz.
Yungi : Elif, ben İstanbul'u çok merak ediyorum. Bu yaz tatilinde orayı seyahat etmemi planlıyorum. Orası nasıl bir şehir?
Elif : Tabii canım. İstanbul Türkiye'nin en kalabalık, ekonomik, tarihi ve sosyo-kültürel açıdan önemli bir şehridir. İstanbul’da birçok kültürden insan bir arada yaşıyor. Bu bakımdan İstanbul, Türk kültürünü temsil eder.
Yungi : Gazetede okumuştum. İstanbul’da trafik yoğunmuş ama bir köprü daha inşaa edildikten sonra biraz olsun rahatlamış. Ayrıca İstanbul'daki üçüncü köprü Koreli bir şirket tarafından yapılmış.
Elif : Evet ama hemen hemen aynı. İstanbul, araç kullanımında en kötü 10 şehir arasında hatta trafik yoğunluğu en fazla olan şehirlerden biri.
Yungi: İstanbul'da kaç tane köprü var?
Elif : İstanbul'da toplam üç tane büyük köprü bulunuyor. Bunlar 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 2016 yılında açılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü. Asya ile Avrupa kıtalarını birbirine bağlıyorlar.
Ünite 5. Afiyet Olsun
Bir toplumun sahip olduğu kültürel değerler, toplumların yaşam biçimleri, yeme-içme alışkanlıkları üzerinde etkilidir. Türk Mutfağı Türk, Rum, Yahudi, Ermeni, Arap, Çerkez, Azeri, Kürt ve Türkmen milletlerinin ortak hazinesidir. Anadolu ve Orta Asya’da doğup büyüyen ve göçler ile gelenler, Türk mutfağını dünyanın en çeşitli ve zengin mutfaklarından biri haline getirmiştir. Türkiye'nin her bölgesinde o bölgeye özgü ürünler yetişmektedir. Bu nedenle et ile balığı, tatlı ile ekşiyi, tereyağı ile zeytinyağını, sebze ile hamuru birlikte sunabilirler. Türk mutfağı, farklı lezzetleri mükemmel bir uyumla sizlere sunar. Bu yüzden Türk mutfağı, Çin ve Fransız mutfağı gibi dünya mutfakları arasında ün kazanmıştır.
5.1 Lokantada
Garson : Buyurun hoş geldiniz. Kaç kişisiniz?
Hatice : 2 kişiyiz ama 3 kişi daha gelecek.
Garson : Anladım. O zaman sizi 6 kişilik masaya yönlendiriyorum. Bu taraftan gelin lütfen.
Sumin : Orası boş mu acaba? Manzarası çok güzelmiş!
Garson : Maalesef hanım efendi. Oranın rezervasyonu önceden yapıldı.
Hatice : Peki. Resimli menü var mı acaba?
Garson : Evet var hanım efendi. Buyurun.
Sumin : Hatay'ın yabancısıyız. Buranın en meşhur yemekleri nelerdir? Bize bir kaç tavsiyede bulunabilir misiniz ?
Garson : Kebap, ızgara, köfte ve tava, kızartma yemeklerinin hepsi bizde var. Ayrıca Tepsi Kebabı, Kağıt Kebabı ve Belen Tava Hatay'da çok ünlüdür. Bir de künefe buranın vazgeçilmez tatlılarından biridir.
Sumin : Anladım çorbalardan neler var?
Garson : Ezogelin, mercimek, tavuk, işkembe ve kellepaça çorbamız var. Hepsi tazedir.
Sumin : O zaman...benim için mercimek çorbası olsun
Hatice : Ben de mercimek çorbası alayım. Öncesinde ise çoban salata, iki tane taze sıkılmış portakal suyu, aperatif olarak da içli köfte ve zeytinyağlı yaprak sarma lütfen.
Garson : Salatanıza zeytin yağı, nar ekşisi, limon ve sirke ister misiniz?
Sumin : Evet. Ayrıca salatanın üstüne ceviz de olsun. Ana yemekleri de misafirlerimiz gelince söyleyelim.
Garson : Nasıl isterseniz. İstediğiniz başka bir şey var mı?
Sumin ve Hatice : Yok, sağ olun.
Garson : Tamam hemen getiriyorum.
(yemekten sonra)
Ümit : Bakar mısınız garson bey? Hesap lütfen.
Garson : Buyurun hesabınız. Yemekler nasıldı efendim beğendiniz mi?
Ümüt : Çok beğendik. Hatta harikaydı. Biraz kilo aldık galiba ama olsun herşey güzeldi. Ellerinize sağlık!
Inji : Biz yabancıların damak tadına da uygundu ve oldukça lezzetliydi.
Garson : Teşekkürler. Afiyet olsun!
Inji : Kredi kartı geçerli değil mi?
Garson : Maalesef hanım efendi. Şu an pos cihazımız arızalı. Sadece nakit alıyoruz.
Ümit : Neyse Inji, bu seferkini ben ödüyorum. Benden olsun.
Inji : Olmaz canım! Bu defa sıra bende. Geçenki yemeği de sen ödedin Böyle olmaz!
Ümit : Neden olmasın ki. Sen misafirimsin. Kore'ye geldiğimde sen de güzel yemeklerden ısmarlarsın.
Inji : Peki kesene bereket.
Ümit : Afiyet olsun !
Inji : Hayırlı işler iyi akşamlar!
Garson : Teşekkür ederiz. İyi akşamlar! Yine bekleriz.
Garson : Hoş geldiniz efendim rezervasyonunuz var mı acaba?
Ali : Hoş bulduk. Ali Akpınar adıyla iki kişilik yer ayırtmıştım.
Garson : Anladım bu tarafa gelin lütfen. Özellikle sizin için deniz manzaralı masayı ayırdık.
Ali : Çok teşekkürler.
Garson : Ana yemek olarak ne alırsınız?
Ali : Ben 1.5 porsiyon İskender kebap ila ayran alayım lütfen.
Garson : Peki. Çorba olarak ne alırsınız efendim?
Ali : Ben çorba içmeyeceğim.
Garson : Peki, hanım efendi siz?
Minju : Günün özel yemeği var mı?
Garson : Var hanım efendi. Yayla çorbası ile inegöl köftesi.
Minju : Ondan olsun benimki. Limon aromalı gazoz da istiyorum. Ortaya büyük dometes salatası da olsun.
Garson : Tamam. Tatlı olarak ne alırsınız? Baklava, kadayıf, kazandibi, muhallebi, puding ve mevsim meyvelerimiz mevcut
Ali : Tamam o zaman bir baklava ve kadayıf lütfen. Yanında dondurma koymayı da unutmayın.
Garson : Baş üstüne. hemen geliyorum.
5.2 Yemek ve İçecekler
Juhi : Buyur haydi başla.
Nisanur : Ellerine sağlık Hepsi çok lezzetli görünüyor Juhi
Juhi : Afiyet olsun. Daha önce hiç Kore yemeği yemedin mi?
Nisanur : Öğrenci olduğum için arkadaşlarla sadece sokaklarda gimbap, mandu, ddukbokgi gibi şeyler yemiştim. Yani bunlar gibi ev yemeklerinden hiç yemedim.
Juhi : Ana yemeklerden başlayalım. Bu dana eti ve soya sosuyla tava şeklinde yapılan Bulgogi. Bu da sade pilav. Kore’de normalde her yemekte sizin ekmek yerine sade pilav yenir. Bununla beraber bançan denilen yan yemekler yenir.
Nisanur : Bu Gimçi mi? Gimçi’yi kaç kere denemeye çalıştım ama başaramadım.
Juhi : Evet sizin turşuya benziyor. Sizinkine göre biraz acı. Ama kırmızı biber Kore’ye girmeden önce Gimçi de beyazdı. Kış gelince evde kadınlar gimçi yapar. Hatta mahallece toplanarak yıllık Gimçi hazırlarlar.
Nisanur : Anladım. Kış hazırlığı bizdeki gibi. Peki, içinde neler var, nasıl yapılır?
Juhi : Gimçi normalde Çin marulu ile yapılır. Bunun yanında yeşil soğan, turp gibi sebzeler de Gimçinin ana malzemelerini oluşturur. Kırmızı biber, turp, yeşil soğan, kuru soğan, tuz, tuzlanmış küçük karides veya balık sosu, sarımsak, susam, bazı meyveler karıştırılır ve tuzlanmış marulun içine koyulur. Sonra buzdolabında bekletilip yenir.
Sermin : Merhaba Sevgili seyirciler. Haftaya Kurban Bayramı. Bayramların olmazsa olmaz ikramlığı yaprak sarma nasıl yapılır biliyor musunuz? Bugün sizlerle nefis kıymalı yaprak sarma tarifini öğrenelim.
Hakan : Merhaba sayın seyirciler. Ben Hacıbaba Lokantası’ndan baş şef Hakan Yılmaz. Bugün sizlere kıymalı yaprak sarma nasıl yapılır onu anlatacağım.
Sermin : İlk olarak malzemeleri hazırlayalım. neler gerekli peki?
Hakan : Kıymalı yaprak sarma malzemeleri şunlardır: Öncelikle 500 gram orta yağlı kıyma, 2 adet soğan,1 bardak pirinç, 1,5 çorba kaşığı salça, bir tutam maydanoz, bir tutam dereotu, yarım bardak su, tuz, karabiber, pul biberi hazırlayın.
Sermin : Malzemeler de tamam. O halde pişirmeye başlayalım. Kıymalı yaprak sarma yapılışını seyircilerimize anlatır mısınız şefim?
Hakan : Yaprakların üzerine kaynar su dökün. Yapraklarınız tuzlu ise bir müddet bekletin.
Sermin : Bekleme sırasında ben ne yapayım şefim?
Hakan : İç harç için soğanları ince ince kıyın. Yıkayıp süzdüğünüz pirinçleri, ince ince kıydığınız dereotu ile maydanozları ve diğer malzemeleri de ekleyip karıştırın.
Sermin : Peki baş üstüne.
Hakan : Azar azar iç ekleyerek yaprakları sarmaya başlayın. Ondan sonra güzelce tencereye dizin. Sarma işlemi bitince üzerine sıvı yağ dökün. Salçayı sulandırarak üzerine gezdirdikten sonra dolmaların hizasına kadar su ekleyin.
Sermin : Tüm işlemler bittiyse kapağını kapatayım mı?
Hakan : Hayır. Önce üzerine bir tabak kapatın. Sonrasında tencerenin kapağını da kapatıp orta ateşte pişmeye bırakın.
Sermin : Böylece güzel ve mis gibi kıymalı yaprak sarma hazırlamış olduk. Sizlere afiyet olsun. İyi bayramlar!
Garson : Buyurun hoş geldiniz kaç kişiniz?
Ayşegül : İki kişiyiz.
Garson : İstediğiniz yere oturabilirsiniz.
Juho : Dışarıda oturalım mı? Hava çok güzel
Ayşegül : Olur. Sınavdan dolayı uzun zamandır sohbet de edemedik. Açık hava sohbetin eğlencesini artırır.
Juho : Doğru söylüyorsun. Bu sefer rahat rahat oturup sohbet edebiliriz.
Garson : Menünüz buyurun. Ne içersiniz?
Juho : Bakalım. Ben Közde Türk kahvesi. Orta şekerli olsun.
Garson : Tamam siz ne alırsınız?
Ayşegül : Büyük bardakta çay, açık olsun.
Garson : Başka isteğiniz var mı?
Juho : Yanında pasta veya kurabiye yiyelim mi Ayşegül? Biraz acıktım da.
Ayşegül : Olur buranın ev yapımı pastaları ve börekleri de çok güzel.
Juho : O zaman bir tane su böreği, bir tane çikolatalı pasta bir tane de tuzlu kurabiye lütfen
Garson : Tamam hemen getiriyorum.
Ünite 6. İletişim
50 yıl önce kullandığımız iletişim araçları artık tarihi eser gibi geliyor. Günümüzde bir akıllı ile arkadaşlarınızı arayabilir, internette sörf yapabilir, oyun oynayabilir, uygulamalar yükleyebilir ve daha fazlasını başarabilirsiniz. Birçok habere göre(bilim adamlarına göre), kısa süre içinde sıradan cep telefonlarının yavaş yavaş gözden kaybolduğunu göreceksiniz. Akıllı telefonlar yaygınlaştıkça ve ucuzladıkça daha fazla insan bu telefonları tercih edecek. İnternet, iletişimde artarak etkisini sürdürmeye devam edecek. Facebook ve Twitter gibi siteler, kullanıcılarına insanların ağlarla iletişim kurmasına izin veriyor. Artık insanların dünyaya hitap edebilecekleri bir platform var. Geçmişte sadece ünlü kişiler ve politikacılar tek seferde birçok insana hitap edebiliyordu. Şimdi ise internet ağı sayesinde isteyen herkes çok geniş kitlelere eş zamanlı olarak ulaşabiliyor. Bu gelişim, eğlenceden politikaya kadar her alanda değişikliklere öncülük etmektedir. İnsanlar interneti iletişim aracı olarak kullanarak önceki zamanlara nazaran daha kolay dinleyici bulabiliyorlar. Uzak gelecekte düşüncelerimizi birisinin beynine doğrudan göndererek iletişim kurabileceğiz. Bu teknolojiden sadece onlarca yıl uzaktayız. Fakat bilim adamları insanların düşüncelerini doğrudan bir bilgisayara iletmesine izin veren beyin-bilgisayar ara yüzü geliştirmek için çalışıyorlar. Belki bundan 50 yıl sonra telepatinin elektronik uyarlamasını kullanacağız. Hepsini zaman gösterecek!
6.1 Telefon
Görevli : Alo! Öğrenci işleri daire başkanlığı. Buyurun.
İnsu : Alo! Merhaba kolay gelsin. Ders kayıt sürecinde ders kaydımı yapamadım da ne yapmam gerekir acaba?
Görevli : Bu güz yarıyılı için mi?
İnsu : Evet. Doğrudur.
Görevli : Belirlenen ders kayıt süresi içinde ders kaydı yapamayan, ders eklemek veya silmek isteyen öğrencilerin 2 gün süreyle yani 04-05 Şubat 2019 tarihleri arasında ders kayıtlarını yapmalarına izin veriliyor. O zaman tekrar deneyebilirsiniz.
İnsu : Tamam anladım. Ben şu an çift anadal derslerini alıyorum. Ama bu dönem bazı ders notlarım pek iyi değil. Acaba yan dal olarak değiştirebilir miyim?
Görevli : Hayır. İkisi farklı şeyler. Çift anadalda ikinci bir diploma düzenlenir iken yan dalda sadece alınan dersleri gösteren transkript düzenleniyor.
İnsu : Teşekkür ederim anladım. Çift anadalda diploma almak için notumun kaç olması gerekir peki?
Görevli : Mezun olana kadar genel not ortalamasının 100 üzerinden 80 veya üzeri olması lazım.
İnsu : Anladım. Bir de şuan başvuruya açık olan öğrenci burslarının neler olduğunu öğrenebilir miyim?
Görevli : Türk Eğitim Vakfı'nın bursuna başvurabilirsin. Ama başvuru süresi bugün sona eriyor.
İnsu : Şartları nedir, herkes başvurabilir mi?
Görevli : Bu "Üstün Başarı Bursu"na hazırlık sınıfından birinci sınıfa geçen öğrenciler ile ikinci sınıfa geçen öğrenciler müracaat edebilecektir. Ayrıca üniversite birinci sınıf genel not ortalamasının, 4 üzerinden en az 3.50, 100 üzerinden ise en az 87.5 olması gerekmektedir.
İnsu : Tamamdır. İlgilendiğiniz için çok teşekkür ederim. İyi günler, kolay gelsin
Görevli : İyi günler.
Sekreter : Akça Firma buyurun.
Ayla Güler : Alo iyi günler hanım efendi . Ben Altın Emlak Firması'ndan Ayla Güler, bölüm müdürü Hansu Li ile görüşmek istiyorum.
Sekreter : Tamam bir saniye hattan ayrılmayın lütfen. Hemen bağlıyorum.
Hansu Li : Efendim. Kiminle görüşüyorum?
Ayla Güler : Ben Altın Emlak Firması'ndan Ayla Güler.
Hansu Li : Merhaba! Ayla hanım.
Ayla Güler : Müdür bey, ofisimizde her Cumartesi 10.00-14.00 saatleri arasında emlak ile ilgili seminerler düzenlenmekte. Siz de katılmak ister misiniz?
Hansu Li : Seminerlerin içeriği nedir?
Ayla Güler: Seminerler, emlak satışı ve genel satış ile ilgili konuları kapsamaktadır.
Hansu Li : Kaç saat sürüyor?
Ayla Güler : Dört dersten oluşuyor, on beş dakikalık aralar veriliyor.
Hansu Li : Dönüşte ulaşım imkanınız var mı?
Ayla Güler : Evet 4. Levent metroya kadar servisimiz var.
Hansu Li : Eğitimleri kim veriyor?
Ayla Güler : Eğitimler ofisimizdeki Brokerlar ve dışarıdan gelen eğitmenler tarafından veriliyor.
Hansu Li : Kimler katılıyor? Herhangi bir ücret ödememiz gerekiyor mu?
Ayla Güler : Katılımcı sayısı 30-40 kişi arasında değişiyor. Emlakçı, satıcı ve birçok değişik sektörden
kişiler eğitimlere katılmakta ve herhangi bir ücret talep edilmemektedir.
Hansu Li : Firmanızı tanımıyorum, biraz bahseder misiniz?
Ayla Güler : Firmamız emlak danışmanlığı yapan profesyonel bir firmadır. Maslak, Akatlar, Ortaköy ve Antalya’da olmak üzere dört ayrı ofisimiz var ve her ofiste üniversite mezunu, emlak konusunda eğitim almış 20 emlak satıcısı bulunmaktadır.
Ayla Güler : Bu haftaki eğitime katılmak isterseniz sizi de rezervasyon listemize kaydedelim.
Hansu Li : Evet katılmak istiyorum.
Ayla Güler : Tamam Cumartesi günü saat 10.00’da görüşmek üzere, iyi günler.
Hansu Li : İyi günler.
Yağmur hanım : İyi günler. Turkcell Müşteri Hizmetlerinden Yağmur ben. Nasıl yardımcı olabilirim ?
Nuri Kim : Faturamın neden yüksek geldiğini öğrenmek istiyorum
Yağmur hanım : Tabii yardımcı olayım hemen. İsminizi öğrenebilir miyim ?
Nuri Kim : Nuri Kim.
Yağmur hanım : Adınızı ve soyadınızı kodlar mısınız lütfen.
Nuri Kim : Niğde, Urfa, Rize İstanbul, Kayseri, İstanbul, Manisa. Nuri Kim.
Yağmur hanım : Numaranızı alabilir miyim ?
Nuri Kim : 0532-714-9680
Yağmur hanım : Teşekkür ederim. Bilgilerinize ulaşıyorum.
Nuri Kim : Neden faturalarımın yüksek geldiğini anlamıyorum. Açıkçası cepten pek fazla arama yapmıyorum.
Yağmur hanım : Faturanızda yurtdışı sms kullanımı ve yurtdışı dakika aşımınız mevcut Nuri bey. Daha ayrıntılı incelemek isterseniz fatura detaylarını e-mailinize gönderebilirim.
Yağmur hanım: Bu ay yurtdışını sık sık arayanlar için yeni paketler çıktı. Yurtdışındaki yakınlarınızı avantajlı fiyatlarla arayabilirsiniz. İncelediğime göre 'Tüm Dünya ile 2 Saat' paketi size uygun görünüyor.
Nuri Kim : Peki ayda kaç lira?
Yağmur hanım : Faturalı aboneler için aylık sabit ücret 70 liradır. Yurtdışı aramalar için 120 dakika verilmektedir.
Nuri Kim : Güzelmiş. Şu an kullandığım peketimi değiştirmek istiyorum o zaman.
Yağmur hanım : Değişim yapmanız gerekmiyor Nuri bey. Mevcut abonelik paketinizi değiştirmeden cepten "DUNYA" yazıp 7999'e kısa mesaj gönderebilir ya da size en yakın Turkcell mağazasına uğrayabilirsiniz
Nuri Kim : Tamam yardımlarınız için teşekkür ederim.
Yağmur hanım : Ben teşekkür ederim istediğiniz başka bir şey var mı?
Nuri Kim : Yok. İyi günler kolay gelsin!
Yağmur hanım : İyi günler Nuri bey.
6.2 İnternet
Büyükanne : Kuzum buraya gelir misin?
Minho : Geliyorum büyükanneciğim. Beni neden çağırdın?
Büyükanne : Sen de Facebook kullanıyorsun değil mi? Bu sıralar gençler arasında çok yaygınmış.
Minho : Hayırdır büyükanne sen de mi Facebook kullanacaksın yoksa?
Büyükanne : Kültür merkezinde tanıştığım arkadaşlarımla devamlı haberleşmek istiyorum Onlar da Facebook kullanıyormuş. Bu konuda bana yardım edersin değil mi canım benim?
Minho : Tabii sen merak etme. Bilgisayardan mı cepte mi kullanacaksın?
Büyükanne : İkisinden de canım. Çünkü dışardayken cepten kullanacağım.
Minho : O zaman cep telefonuna Facebook uygulamasını yüklememiz gerekiyor. Bilgisayarla neler yapabiliyorsun peki?
Büyükanne : Bilgisayarı çok fazla kullanmıyorum. Gerekli zamanlarda dosyalar hazırlıyorum, resimlere bakıyorum, müzik dinliyorum, internetten bir şeyler araştırıyorum o kadar.
Minho : Yeterli. O zaman öğrenmen gereken pek bir şey yok. E-mail adresin var mı peki?
Büyükanne : Evet var . Geçen babana açtırmıştım. bakoksun49@hotmail.com
Minho : Tamam. Facebook dünyanın en çok kullanılan sosyal medya sitelerinden biri. Facebook'ta artık hemen hemen herkesin bir hesabı var. Facebook'ta hesap açma işlemi ise çok basit. Önce bilgisayardan internete bağlanalım ve www.facebook.com sitesine girelim.
Büyükanne : Evet...sen yap ben takip ederim
Minho : Facebook sitesine girdik. Bak büyükanne buradan ad soyad, mail adresi, şifre ve tarih bilgilerini dolduruyoruz. Sonrasında hesap aç butonuna tıklayarak işlemi başlatıyoruz.
Büyükanne : Bitti mi o zaman? Yapmamız gereken başka işlem var mı?
Minho : Daha bitmedi büyükanneciğim. Son bir işlem daha kaldı. Mail adresin yada telefonuna gelen doğrulama kodunu buraya yazmamız gerekiyor..... Yapıyorum....Yaptım, bitti işte.
Büyükanne : Ellerine sağlık sağ ol canım benim
Minho : Güle güle kullan!
Pınar : Jinsu ne yapıyorsun?
Jinsu : Hiç.. Öyle boş boş oturuyorum. Bir şey mi oldu?
Pınar : Blogunu çok kişi ziyaret ediyor mu?
Jinsu : Takipçilerimi mi diyorsun? Çok diyemem ama az da değil. Günde 150-200 kişi kadar..
Pınar : 200 mü? Vay be bayağı çokmuş .Arkadaşlarımın çoğunun blogu var . Ben hariç...
Jinsu : Sana yardım edeyim mi o zaman?
Pınar : Ah canım aslında ben de onu söylecektim sana. Blog açmak istiyorum. Ancak blog nasıl açılır hiç bir fikrim yok… Ne yapmalıyım? Blog kurma işine nereden başlamalıyım ?
Jinsu : Neden blog açmak istiyorsun? Öncelikle neden blog açmak istediğine karar vermelisin. Çünkü blogun platforumu ona göre değişiyor. Mesela ben blogumu Kore şarkılarını yabancılara tanıtmak için kurdum. Müzik seslendirme sistemi ve yükleme sistemine daha fazla dikkat ve özen verdim.
Pınar : Yemek pişirmeye çok ilgi duyuyorum. Aynı zamanda pişirdiğim yemekleri sofraya özenle dizmeye de. Türk ev yemekleri tariflerini ve resimlerini insanlarla paylaşmak istiyorum.
Jinsu : O zaman seninki yemek blogu olacak. Öyleyse çok basit. Yemeğe ait bilgileri yazar, Türklerin yemeğe karşı olan duygu ve düşüncelerini insanlarla paylaşırsan kesin çok beğenilecektir.
Pınar : Sağ ol. Blog konusunu şeçtim. Sonrasında ne yapmam gerekiyor?
Jinsu : Blog kurmak için iki seçeneğimiz var. Ücretli ve ücretsiz.
Pınar : Ücret te mi vermem gerek? O zaman blogu ücretsiz olandan açalım.
Jinsu : Ücretsiz blog açma sitelerinden biri olan Blogger üzerinden ücretsiz bir şekilde blog oluşturmak mümkün. Blogger'a kayıt olmak için bir gmail hesabının olması yeterli. Blogger’a giriş yaparak ücretsiz blogumuzu açacağız. www.blogger.com blogger adresine gidelim. Ekrandaki Yeni Blog butonuna tıklayalım. Tamam...
Pınar : Oldu işte. Başlık ne olsun bir fikrin var mı?
Jinsu : Blogunun başlığı.."Lezzet Türkiye" nasıl ?
Pınar : Bence çok güzel. "Lezzet Türkiye" o zaman.
Jinsu : Burada blogumuzun adresini belirliyoruz. Ziyaretçilerin burada belirlediğin adresi tarayıcılarına yazarak bloguna erişebilecekler. Ya da Google gibi arama motorlarında çıkan sonuçlardan adresine tıklayarak blogunu ziyaret edebilecekler. Buradan herhangi bir tema seçimi yapabilirsin.
Pınar : Oldu mu benim "Lezzet Türkiye"? Ay çok heyecanlıyım, kullanmak için sabırsızlanıyorum.
Jinsu : Butona tıklayalım....Herşey tamam . Blog oluşturuldu!
Yumin : Erhan bey, biraz vaktiniz var mı acaba? Size danışmak iştediğim bir konu var.
Erhan : Buyur Yumin. Sorun nedir ?
Yumin : Siz deneyimlisiniz. Bildiğiniz gibi işe yeni başladım. Henüz çok acemiyim.. Yetkiliye e-posta yazdığım zamanlarda doğru yazıp yazmadığıma emin olamıyorum. İşyerinde e-postalar nasıl yazılmalıdır?
Erhan : Her insanın ilki vardır tabii ki. Siz de o zamanlarınızı yaşıyorsunuzdur. E-posta yazarken özellikle gönderdiğiniz kişiyi tanımıyorsanız, e-postanızı resmi olarak yazmalısınız. Her ne kadar e-postalar internet ortamında gönderiliyor olsa da asla bir facebook sohbeti tarzında yazılmamalıdır. Bu yüzden en önemli nokta hitap ile başlamak ve sonunda da iyi niyet ile e-postamızı bitirmektir.
Yumin : Anladım. E-mail, mektup olarak düşünebilir o zaman değil mi?
Erhan : Doğru. Ama tanımadığınız bir kişiye asla “sen” diye hitap etmemelisiniz. Eğer e-posta attığınız kişiyle samimiyetiniz yoksa kesinlikle “siz” kullanmalısınız. Ayrıca eğer bir kişiye ilk kez e-posta atıyorsanız, konuya girmeden önce kendinizi çok kısa tanıtmanızda yarar var.
Yumin : Bölümümüzde işler yoğun. Benim de tecrübem az olduğundan işleri hızlı bir şekilde halledemiyorum. Hatta haftada yirmiden fazla e-posta alıyorum. E-postada konu nasıl açılmalı ve cümleler nasıl kurulmalı onu tam bilmiyorum.
Erhan : Haklısınız. Ben de aynıydım. Endişelenmenize gerek yok. Konuyu açıklayan kısa ve öz cümleler kurabilirsiniz. Uzun mesajlar yazıyorsanız okunabilirliği kolaylaştırmak için cümleleri kısaltın. Bir konuda birinden yardım isteyecekseniz ilk mesajınızda sorununuzu ayrıntılı bir şekilde açıklamanız sorunun çok daha hızlı çözüme ulaşmasını sağlayacaktır.
Yumin : Sorunu net olarak dile getirmek ve mesaj sayısını azaltmak önemli o zaman. Anladım. Yardım ettiğiniz için çok teşekkür ediyorum Erhan bey. İçim biraz olsun rahatladı.
Erhan : Ne demek Yumin. Sıkıntı çektiğinizde her zaman seve seve yardım ederim. Kolay gelsin
Ünite 7. Meslekler
Bay ve Bayan Yeşil İstanbul'da otururlar. Bayan Yeşil bir reklam şirketinde reklamcı, Bay Yeşil ise bir elektronik şirketinde mühendis olarak çalışır. Bay ve Bayan Yeşil hafta içi her gün çok çalışırlar ancak haftasonları arkadaşlarıyla buluşurlar. Arkadaşları Bay Kaya kimyager ve Bayan Kaya ise lise öğretmenidir. İki çift haftasonlarında birlikte tenis oynadıktan sonra akşam yemeğine giderler. Akşam yemeğinden sonra genellikle deniz kenarındaki bir kafeye giderler. Kafede müzisyenlerin çaldıkları canlı müziği dinleyerek yorgunluğunu atarlar. Bay ve Bayan Yeşil geç saatlerde evlerine döner, kısa bir süre televizyon seyredikten sonra uyurlar.
Meslekler Avukat Öğretmen Kuaför Hemşire Bankacı Diplomat Bilgisayar uzumanı Aktör Ezcacı Polis Mühendis Taksi şoförü Doktor Yazar Bankacı Memur Gazeteci Futbolcu Asker |
Diyalog
Hasan: Bu ne tesadüf Fatma, nasılsın?
Fatma: Merhaba Hasan, iyiyim, sen nasılsın? Uzun zamandır görüşemedik.
Hasan: Ben de iyiyim. Üniversiteden mezun olduktan sonra ilk defa görüyorum seni.
Fatma: Evet, haklısın. Ne iş yapıyorsun?
Hasan: Bir şirkette muhasebeci olarak çalışıyorum, ya sen?
Fatma: Ben de avukatım. Okul arkadaşımız Selçuk'la haberleşiyor musun?
Hasan: Ara sıra buluşuyoruz. Yakında evleniyormuş, düğününe davet etti.
Fatma: Öyle mi, güzel bir haber. O ne işle meşgul?
Hasan: Mimar oldu.
Fatma: Ben de onun düğününe gitmek istiyorum.
Hasan: Olur, birlikte gidelim, Selçuk da çok sevinecektir. O halde haberleşiriz.
Fatma: Tamam, iyi günler, görüşmek üzere.
Hasan: Görüşürüz.
[Dinleyelim tamamlayalım]
Arzu: Derse geç kalacağız, biraz acele edelim.
Melek: Evet, dersin başlamasına 10 dakika kaldı, hızlı yürüyelim.
Arzu: Melekciğim, sen gelecekte ne olmak istiyorsun?
Arzu: Henüz karar vermedim, simdilik eczacı olmak istiyorum.
Melek: Bir kadın için gayet güzel bir meslek, nöbetçi olmaları dışında.
Arzu: Evet, yorucu tarafları var. Ya sen ne olmak istiyorsun?
Melek: Ben öğretmen olmak istiyorum.
Arzu: Neden?
Melek: Çünkü gerek çalışma saatlerinin uygunluğu gerekse tatil günlerinin fazla olması sebebiyle.
Arzu: Ayrıca evlendikten sonra da ev ve iş hayatlarını bir arada yürütebilir.
Melek: Haklısın, bu yüzden kadınların en çok tercih ettiği mesleklerin başında.
[Okuyalım tamamlayalım]
Dilek: Merhaba Mehmet, nasılsın?
Mehmet: İyiyim, teşekkür ederim, sen nasılsın?
Dilek: Fena sayılmaz, ne zaman yaz tatiline çıkacaksın?
Mehmet: Son zamanlarda şirketimde işler çok yoğun, bu yaz belki tatil yapamam.
Dilek: Unuttum da ne mesleğin neydi?
Mehmet: Muhasebeciyim.
Dilek: Doğru ya, ben de yaz bir proje için yurtdışına gideceğim.
Mehmet: Üniversitede araştırma görevlisi olmak da zormuş.
Dilek: Evet, ama bazen de eğlenceli oluyor. Profesörlerle ortak çalışmak çok şey kazandırıyor bana.
Mehmet: Hangi ülkeye gideceksin?
Dilek: Kore'ye. Uçakla 11 saat sürüyormuş, pilotlar epey yorulacak.
Mehmet: Asıl hostesler daha çok yorulacak bence. Devamlı ayakta kalırlar.
Dilek: Haklısın. Her mesleğin zorlukları var.
Mehmet: Sana katılıyorum.
Ünite 8. Sağlık
Metin Bey'in son günlerde sık sık başı ağrır, bir türlü geçmez. Hiç iştahı yoktur ve halsızlığı devam eder. Baş ağrısına daha fazla dayanamayıp bir taksiye atlayarak hastaneye gider. Önce acile gider rahatsızlıklarını anlatır. Triyaj personeli onu dahiliye doktoruna gönderir. Sırasını beklerken baş ağrısını geçirmek için iki tane ağır kesici içer. Doktor Metin beyin şikayetini dinleyip muayene ettikten sonra baş rötgenini çektirmesini ister. Bu arada Metin beye bir şişe şurup ve bir kutu hap verir. Kahvaltıdan önce bir çorba kaşığı şurup içmesini ve bir hap almasını söyler. Gece yatmadan önce de ilaçları aynı şekilde kullanması gerektiğini söyler.
Diyalog
Doktor: Buyurun, hoş geldiniz.
Hasta: Hoş bulduk doktor bey.
Doktor: Şikayetiniz nedir?
Hasta: Başım çok ağrıyor.
Doktor: Geçmiş olsun. Ne zamandan beri başınız ağırıyor?
Hasta: Yaklaşık üç saat önce başladı.
Doktor: O halde önce birkaç tahlil yaptırmamız lazım. Yazdıklarımı hemşireye veriyorum. Tahlil yaptırdıktan sonra tekrar görüşelim.
Hasta: Hemen yaptırıp geliyorum.
Doktor: Tahlil sonuçlara baktım, ciddi bir şey yok. Dün gece rahat uyudunuz mu?
Hasta: Hayır, sınav olacağı için sabaha kadar çalıştım, hiç uyuyamadım.
Doktor: Baş ağrınızın sebebi uykusuzluk olabilir. İlaca gerek yok. Sıcak bir banyo yapın ve uyuyun.
Hasta: Peki doktor bey, teşekkür ederim.
Doktor: Tekrar geçmiş olsun.
[Dinleyelim tamamlayalım]
Doktor: Buyurun, hoş geldiniz.
Hasta: Hoş bulduk doktor bey. Boğazım agrıyor ve sürekli öksürüyorum.
Doktor: Geçmiş olsun. Üsütmüşsunuz galiba. Öksürük ne zaman başladı?
Hasta: İki gün önce başladı.
Doktor: Ateşiniz var mı?
Hasta: Evet var. Ayrıca burnum da akıyor.
Doktor: Son günlerde grip salgını var, dikkat etmelisiniz. Islak saçla dışarı çıkmayın.
Hasta: Peki doktor bey.
Doktor: Fazla endişelenecek bir şey yok. Şimdi size bir reçete veriyorum, eczaneye gidip ilaçları alın. İki gün sonra kontrole gelin.
Hasta: Teşekkür ederim, iyi çalışmalar.
Doktor: Geçmiş olsun. Görüşmek üzere.
[Okuyalım tamamlayalım]
Doktor: Hoş geldiniz.
Hasta: Hoş bulduk doktor bey.
Doktor: Buraya oturun lütfen. Sizi rahatsız eden nedir?
Hasta: Dün geceden beri karnım ağıryor.
Doktor: Geçmiş olsun, ıshal var mı?
Hasta: Evet var doktor bey. Bir de kusacak gibi hissediyorum.
Doktor: Akşam yemeğinde neler yediniz?
Hasta: Özel bir şey yemedim. Acılı köfte, pide, lahmacun, makarna, hamburger, çilolatalı pasta, dondurma, bu kadar.
Doktor: Çok fazla yemişsiniz hepsi de ağır yemekler.
Hasta: Mide bulantısı da var.
Doktor: Pekala. Şimdi şuradaki yatağa uzanın, dokunduğum yerde acı hissederseniz söyleyin.
Hasta: Orası acımıyor, of simdi bastığınız yer çok acıyor.
Doktor: Hazımsızlık gibi görünüyor ama emin olmak için sizden kan ve idrar tahlili isteyeceğim.
Hasta: İlaç verecek misiniz?
Doktor: Evet, hazımsızlık tableti için bir tablet yazacağım.
Hasta: Teşekkür ederim.
Doktor: Rica ederim.
Sağlıkla ilgili kelimeler Hastane Hazımsızlık Migren Acil İlk yardım Hasta Doktor Yara İlaç Eczane Pamuk Pansuman Eczacı Hap Şurup Reçete Baş ağrısı Grip Röntgen Mide bulantısı Ameliyat Yara bandı Kan İdrar |
Ünite 9. Alışveriş
Semtimizin pazarı her cumartesi sabah saat 09.00’da kuruluyor akşam saat 20.00’de toplanmaya başlıyor. Pazarın en kalabalık olduğu saat ise akşam 18.00’den sonra. Bizim pazarımıza alışveriş için başka semtlerden insanlar da geliyor. Biz genellikle öğleden sonra Pazar alışverişi yapıyoruz. Öğleden sonra çok kalabalık olmadığı için rahatlıkla alacağımızı alabiliyoruz. Pazarda sebze ve meyve dışında kıyafet, iç çamaşırı, çorap, oyuncak, ev eşyası vb. şeylerde mevcut. Ama ben özellikle taze köy yumurtası ve beyaz peyniri çok seviyorum.
Alışverişle ilgili kelimeler Peşin Taksit Nakit Para Kredi Kartı Bozuk Para İndirim Pazarlık Ucuzluk |
Elbise Mağazasında
Satış danısmanı: Hoş geldiniz, nasıl yardımcı olabilirim?
Müşteri: Merhaba, bir etek almak istiyorum.
Satış danısmanı: Kaç beden giyiyorsunuz?
Müşteri: 38 beden giyiyorm.
Satış danısmanı: Ne renk istiyorsunuz?
Müşteri: Mavi, lütfen.
Satış danısmanı: Maalesef mavi eteğimiz yok. Başka renk ister misiniz?
Müşteri: Başka hangi renk var?
Satış danısmanı: Bu tarafa buyurun, eteklerimiz burada.
Müşteri: Şu gri rengi deneyebilir miyim?
Satış danısmanı: Tabii efendim.
Müşteri: Bu bana biraz büyük geliyor, 36 beden var mı?
Satış danısmanı: Bir dakika bakayım, var. Buyurun, 36 beden.
Müşteri: Üzerime tam oturdu. Ne kadar?
Satış danısmanı: 80 lira.
Müşteri: Alıyorum, paket yapabilir misiniz?
Satış danısmanı:Tabi hemen paket yapıyorum. İyi günlerde giyin.
Müşteri: Teşekkür ederim, iyi günler.
[Dinleyelim tamamlayalım]
Bakkalda
Bakkal: Hoş geldiniz, ne arzu edersiniz?
Ayşe: Beyaz peynir var mı?
Bakkal: Var efendım, yağlı mı yağsız mı?
Ayşe: Yağsız olanından yarım kilo verin lütfen.
Bakkal: Başka bir arzunuz var mı?
Ayşe: Diş fırçası ve diş macunu istiyorum.
Bakkal: Diş fırçası sert mı olsun yoksa yumuşak mı?
Ayşe: Yumuşak lütfen.
Bakkal: Diş macunu için tercih ettiğiniz bir marka var mı?
Ayşe: Markaları iyi bilmiyorum, siz tavsiye eder misiniz?
Bakkal: Müşterilerimiz bu markayı tercih ediyorlar.
Ayşe: Peki, borcum ne kadar?
Bakkal: Yarım kilo beyaz peynir 40 lira, diş fırçası 5 lira ve diş macunu 15 lira. Toplam 60 lira. Nasıl ödemek istersiniz? Kredi kartı ile mi yoksa nakit mi?
Ayşe: Nakitle ödeyeceğim. Buyurun 100 lira.
Bakkal: Bu da para üstünüz. İyi günler!
Ayşe: İyi günler!
[Okuyalım tamamlayalım]
Manavda
Manav: Hoş geldiniz. Ne arzu edersiniz?
Müşteri: Hoş bulduk. Meyveler ve sebzeler taze mi?
Manav: Hepsi taze efendim, bu sabah geldi. Ne almak istiyorsunuz?
Müşteri: Portakal, elma, muz almak istiyorum. Fiyatlar nasıl?
Manav: Portakalın kilosu 100 lira, elma 150 lira, muz ise 50 lira.
Müşteri: Çok pahalı. Öbür manav daha ucuz.
Manav: Olabilir. Ama malımız çok taze ve güzel.
Müşteri: Peki öyleyse, iki kilo portakal, bir kilo elma ve üç kilo muz lütfen.
Manav: Sebzelerimiz de çok güzel, bakın.
Müşteri: Neler var?
Manav: Patlıcan, fasülye, lahana, havuç, domates, biber....
Müşteri: Soğan ve patates yok mu?
Manav: Tabii var efendim, kaç kilo istiyorsunuz?
Müşteri: İki kilo soğan, üç kilo patates.
Manav: Peki, buyurun hepsini bir torbaya koydum.
Müşteri: Teşekkür ederim, hayırlı işler!
Manav: Ben de teşekkür ederim, yine bekleriz.
Meyveler Sebzeler Elma Lahana Muz Patlıcan Üzüm Fasülye Kiraz Havuç Portakal Domates Kavun Biber Karpuz Salatalık Kayısı Maydanoz İncir Soğan Şeftali Yeşil soğan(Taze soğan) Çilek Sarımsak |
Ünite 10. Hava ve Mesim
10.1 Mevsimler
Kışın Nelere Dikkat Etmeliyiz. Genellikle kış günleri üşütür, soğuk alırız. Bu sebeple soğuğa karşı kendimizi korumalı, kalın giyinmeliyiz. Deniz, sağlığına dikkat etmiyor ve üşütüyor. Kış günleri özellikle nezle ve grip salgın halindedir. Kış hastalıklarına karşı korunabilmek için aşağıdaki kurallara dikkat etmeliyiz. 1) Kışın daha kalın elbiseler giymeliyiz. 2) Yağmurlu ve karlı havalarda şemsiye kullanmalıyız. 3) Sıcaktan soğuğa hemen çıkmamalıyız. 4) Bol C vitamini almalıyız. Bütün bunlara rağmen hasta olur, grip ve nezleye yakalanırsak, şunu unutmamalıyız. Gribin en iyi tedavisi dinlenmektedir. Eğer sağlık durumu iyi olursa kış tatile gidebiliriz. Kışın tadını çıkartabiliriz. Belki kışın tadı en soğuk havada cıkıyor. Bu yüzden biz soğuğa karşı kendimizi koruyabilmeliyiz. |
Lale: Merhaba Serkan.
Serkan : Merhaba Lale.
Lale : Korede bir yılda kaç mevsim var?
Serkan : Dört mevsim var.
Lale : Sonbahar mevsiminde hangi aylar var?
Serkan : Eylül, ekim, ayları var.
Lale: Simdi hangi aydayız?
Serkan: Aralık ayındayız
10.1.2
Aynur: Sence hangi mevsım güzel?
Murat : Bence yaz (mevsimi) güzel. Sence?
Aynur : (Bence) ilkbahar mevsimi güzel.
Murat : Peki, sence hangi ay güzel?
Aynur : Bence (Nisan, Mayıs) ayı güzel.
10.1.3
Ayhan : Ablacığım, yaz geldi geleli hiç bir yere gitmediniz. Çok (çalıştınız), tatil yapmadınız.
Esin : Haklısın, Ayhancığım. Bu (yaz) işler çok (yoğun) oldu.
Ayhan : Doğru bu yaz (sıcak) yüzü görmedik. Ankara yaz aylarında hiç bu kadar (serin) geçmedi.
Esin : Ağustos ayının ortasındayız. Yarın (hava) sağanak yağışlı. Dünde (yağmur) yağdı.
Ayhan : Ama ablacığım, Alanya, Antalya gibi güney kıyılarımızda blulunan bütün şehirler çok (sıcak).
Esin : Peki, bu yıl hiç tatil yapmayı düşünmüyor musunuz?
Ayhan : Bu (yaz) tatile çıkacak zamanım yok. Ama (Kışın) yıllık iznimi alıp tatile çıkacağım.
Esin : Nereye gitmeyi düsünüyorsunuz?
Ayhan : Uludağ'a gitmeyi düşünüyorm. Uludağ'da bir hoca tutup kayak kaymayı öğrenmek istiyorum.
10.2 Hava durumu
10.2.1
Aysun: Alo, Bülent. Ben Aysun, nasılsın?
Bülent: Teşekkür ederim, iyiyim. Sen nasılsın?
Aysun: Ben de iyiyim. Neredesin?
Bülent: Ezurum'da tatildeyim.
Aysun: Ezurum'da hava nasıl? Hava çok soğuk ve karlı.
Bülent: Kayak yapıyor musun?
Aysun: Evet, kayak merkezinde kayak yapıyorum. Sen neredesin?
Bülent: Ben de Antalya da tatildeyim.
Aysun: Orada hava nasıl?
Bülent: Çok güzel ara sıra denize giriyorum.
Aysun : Sıcaklık kaç derece?
Bülent : 20 derece. Orada kaç derece?
Aysun : Sıfırın altında 2 derece. Çok soğuk.
Bülent : Yaa.. çok üzüldüm. iyi tatiller.
Aysun : Sana da iyi tatiller.
10.2.2
[Dinleyelim tamamlayalım]
Ahmet: İşe geç kalıyorum. Hemen çıkayım. Hava durumunu biliyor musun?
Nilüfer: Evet, biliyorum. Hava bügün (yağmurlu).
Ahmet: Aaa, o halde (şemsiye) alayım.
Nilüfer: Yağmurluğunu da unutma.
Ahmet: Hafta sonu hava nasıl olacak acaba?
Nilüfer: Hava raporuna göre hafta sonu hava (güneşli) olacak.
Ahmet: Hafta sonu pikniğe gidelim mi?
Nilüfer: Tamam, gidelim.
Ünite 11. Bayramlar & Yaz tatili
11.1 Bayramlar
Çocukluğumdaki Bayramlar Bundan tam 20 yıl önceydi. İlkokul 4. sınfta okuyordum. Tarih 5 Mayıs 1983 idi. Ertesi gün, günlerdir bekledim 5 Mayıs Korede çocuk bayramıyd. Günlerden beri bu bayrama hazırlanıyordum. Okuyacağım bayram hakkında şiir uzundu. Bu şiir ezberlemek için çok çalısmıştım. Bayram töreninde bu şiiri gür bir sesle okuyacaktım. Çok heycanlıydım. Sabah erkednden kalkmıştım. Annem ve babam bana: 'Bayramın kutlu olsun' demişlerdi. O gün en güzel elbiselerimi giymiş, erkenden tören yerine gitmiştim. Tören saat 9:30'da başlamıştı. Hep birlikte milli marşımızı söylemiştik. Çok heycanlı olduğum için hiçbiı şeyi göremiyordum. Annemi ve babamı görmek için kalabalığa bakmış ve onları zorla görmüstüm. Siir okuma sırası bana geldiğinde çıkmış ve şiirimi yüksek sesle okumuştum. Alkış sesleri arasında yerime geçerken neredeyse düşecektim. O günü hatırlayınca hala güler ve o günlere özlem duyarım. |
Minho : Merhaba Murat. Ülkenizde hangi milli bayramlar kutlanyor?
Murat : Ülkemizde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim Cumhurriyet Bayramı gibi milli bayramlar kutlanıyor.
Mihno : Peki dini bayramlarınızda var mı?
Murat : Evet, dini bayramlarımız da var. Ramazan ve Kurban Bayramı.
Minho : Bayramları seviyor musun?
Murat : Evet, çok seviyorum. Çünkü bayramlarda tatil oluyor.
11.1.1
Esra hanım : Aaa! Hoş geldiniz! Geçin içeri çocuklar!
Aysu : Bayramın mübarek olsun teyze!
Esra hanım : Senin de kızım.
Ahmet : (Bayramınız kutlu olsun) amcacığım.
Mustafa bey : Senin de kutlu olsun oğlum.
Esra hanım : Ahmet! Sen benim elimi öpmeyecek misin?
Ahmet : (İyi bayramlar) teyzeciğim. Bayramın mübarek olsun!
Esra hanım : İyi bayramlar güzel yavrum.
Mustafa bey : Hepimizin (bayramı mübarek olsun).
11.1.2
Sujin : Merhaba Aysun! (Bayram töreni) nasıl geçti?
Aysun : Çok iyi geçti. Bugün çok sevinçliyim. Çünkü bugün 23 Nisan.
Sujin : Bayramlar nasıl kutlanır?
Aysun : Çevre süslenir, törenler yapılır.
Sujin : Bayramlarda kendinizi nasıl hissedersiniz?
Aysun : (Bayramlarda) kendimi çok (mutlu) ve (heyecanlı) hissederim.
Sujin : Seni (kutluyorum). Bütün günlerinin bu bayramdaki gibi sevinç içinde geçmesini dilerim.
Aysun : Teşekkürler. Hepimizin 23 Nisan (Bayramı kutlu olsun)!
11.2 Yaz Tatili
Jua : Günaydın.
Acentacı : Günaydın hanım efendim, buyurun.
Jua : Biz geleck hafta sonu İstanbul'a gitmek istiyorum.
Aya Sofya, Sultan Ahmet cami, Kaplı Çarşı, Boğaziçi vs görmek istiyorum.
Acentacı : İstanbul sonbahar mevsiminde hava çok güzel. Kasım'dan sonra hava yağışlı ve soğuk olacak. Cuma günü THY'le seyhat edeceksiniz. Bu uçakla gitmek ister misiniz?
Jua : Çok iyi, bu gezi kaç gün?
Acentacı : 6 gün. Cuma günü yola çıkacaksınız önümüzdeki hafta Çarşamba akşamı dönüyoruz.
Jua : Çok güzel. Benim yaz tatili Perşembeye kadar. Peki, rehber var mı?
Acentacı : Evet, rehber var. Size detaylı bilgi verecek.
Jua : Akşam nerede kalacağız?
Acentacı : Akşam otelde kalacaksınız. Oteller üç ya da dört yıldızlı.
Jua : Bir kişi için toplam fiyat kaç won?
Acentacı : Size özel indirim yapacağım. Bir kişi için 6 gün sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeği dahil 1 milyon won.
Jua : Taksit yapıyor musunuz?
Acentacı : Elbette, bu fiyatı altı taksite bölüyoruz.
11.2.1
Aysun : Merhaba Sami, nasılsın?
Sami : İyiyim teşekkür ederim. Sen nasılsın?
Aysun : Teşekkür ederim. Ben de iyiyim. Tatil nasıldı?
Sami : Çok güzel bir (tatildi). Bu yıl Ak deniz'de küçük bir kasabaya gittik. Kaş diye sahildeki küçük kasabası. Bol bol (yüzdüm) ve kıylarda (yürdüm). Hava da İstanbul'a göre çok temizdi. Peki senin tatilin nasıldı?
Aysun : Ben de arkadaşlarımla tatile gittim. Üç arkadaştık. Kemer'e gittik. Çok güzel bir yer. Deniz çok berraktı ve hava çok sıcaktı. Ortam çok sessiz ve (sakindi). Ben de (gündüz) denize girdik, (geceleri) sohbet ettik ve eğlendik.
Sami : Ben ise ilk iki gün hasta oldum. Denizde başıma (güneş geçti). Ateşim çıktı. İki gün yazlıkta yattım.
Aysun : Vay, (geçmiş olsun). Aaa, annem'den telfeon geldi. Sonra yine konuşuruz.
Sami : Tamam, sonra konuşalım. Görüşürüz.
11.2.2
Memur : İyi günler, nasıl yardımcı olabilirim?
Ahmet : Merhaba. Ben İstanbul için (yer ayırtmak) istiyorum.
Memur : Elbette. Hangi tarihte (seyahat etmek) istiyorusunuz?
Ahmet : 12 Şubat’ta
Memur : 12 Şubat’ta Ankara’dan İstanbul’a, sabah 09.00’da ve akşam 19.00’da olmak üzere iki tren var. Hangi saati tercih edersiniz?
Ahmet : Yolculuk (kaç saat) sürüyor? Gece uykusuz kalmak istemem.
Memur : Altı saat efendim. Ama akşam treninde yataklı vagonlar da var. Rahat bir yolculuk yapabilirsiniz.
Ahmet : Anladım. Ama sabah 09.00’da gitmek benim için daha uygun olacak.
Memur : Tabii, nasıl isterseniz...
Ahmet : Bu durumda (öğleden sonra) Haydar Paşa İstasyonu’nda olabileceğim, değil mi?
Memur : Evet edendim. Rezervasyon icin adınızı alabilir miyim?
Ahmet : Ahmet Batur.
Memur : Ahmet bey, bilgilerinizi tekrarlıyorum; Seyahat tarihiniz 12 Şubat, hareket saati 09.00, hareket noktanız Ankara, varıs yeriniz ve saatiniz İstanbul 15.00.
Ahmet : Evet, bileti ne zamana kadar almam gerekiyor?
Memur : (Yolculuk) tarihinizden en geç bir gün önce biletiniz almanız gerekiyor.
Ahmet : Tamam, teşekkür ederim.
Memur : Rica ederim. İyi gunler.
Ünite 12. Ulaşım
12.1 Yolculuk
Ilgaz’da kayak keyfi sürüyor Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden Ilgaz Dağı'nda Mart'ta da kayak keyfi sürüyor. Kastamonu ile Çankırı arasında bulunan, Batı Karadeniz’in en yüksek dağlarından Ilgaz, doğal güzellikleriyle ziyaretçilerden ilgi görüyor. Hafta sonu tatili dolayısıyla Ilgaz’a gelen ziyaretçiler, 1850 rakımda doğal güzellikler arasında kayak ve snowboard yapıp kızakla kayarak, keyifli vakit geçiriyor. Ziyaretçilerden Bora Uzun ise Ankara’dan hafta sonunu değerlendirmek için ailece geldiklerini belirterek, “Yaklaşık 1 ay önce de gelmiştik. Çok beğendiğimiz için sezon bitmeden bir kez daha gelmek istedik. Kayak yapmayı da burada öğrendik. Çok güzel bir yer.” ifadelerini kullandı. Emre Taşkıran da merkeze Bolu’dan okul arkadaşlarıyla geldiklerini, kayak yapıp telesiyeje bindiklerini ve çok eğlendiklerini kaydetti. Kastamonu’dan gelen Medet Yıldız, kış aylarında en büyük eğlencesinin kayak yapmak olduğunu vurgulayarak, “Sezon bitmeden ne kadar çok gelirsek o kadar iyi diye düşünüyorum. Mart olmasına rağmen kar çok güzel. Ayın sonuna kadar sezonun devam edeceğini düşünüyorum.” şeklinde konuştu. |
12.1.1. Ilgaz Dağı Milli Parkı’na Nasıl Gidilir?
Ankara’dan Ilgaz Dağı Milli Parkı’na Nasıl Gidilir? Çankırı-Kastamonu Karayolu’nu takip etmeniz gerekmektedir. Çankırı-Kastamonu Kavşağı’ndan (Ilgaz Kavşağı olarak da bilinmektedir.) Kastamonu istikametinde devam edin. Ilgaz ilçe merkezini ve ardından Ilgaz Geçidi’ni de geçtikten sonra yaklaşık 5 km sonra Ilgaz Dağı Milli Parkı’na ulaşabileceksiniz.
Bolu’dan Ilgaz Dağı Milli Parkı’na Nasıl Gidilir? Gerede-Merzifon Karayolu istikametinde, Çankırı Kavşağı’ndan Kastamonu tarafına doğru (sola) devam edin. Ilgaz ilçe merkezini geçtikten sonra, Ilgaz Dağı Geçidi’ne doğru yönelin. Karayolları Ilgaz Dağı Bakım Şefliğinin ardından 5 km sonra yolun sol kısmında Ilgaz Dağı Milli Parkı girişini görebilirsiniz.
Kastamonu’dan Ilgaz Milli Parkı’na Nasıl Gidilir? Çankırı-Ankara Otoyolu istikametinde ilerleyin. Kastamonu şehir merkezini geçtikten sonra dik bir yol sizi bekliyor. 30 km sonra yolun sağ kısmında Ilgaz Dağı Milli Parkı’na ulaşacaksınız.
12.1.2. Ulaşım araçlarını tanıyalım.
Teknolojinin gelişmesiyle ulaşım araçları gelişerek çeşitlenmiştir. Bu sayede ekonomik, konforlu, güvenli ve hızlı ulaşım yapılması mümkün olmuştur. Ulaşım araçları; yolcu taşıtı ve yük taşıtı olarak sınıflanırılır. Ulaşım türleri ise kara yolu ulaşımı, deniz yolu ulaşımı, hava yolu ulaşımı ve demir yolu ulaşımı olarak sınıflandırılabilir.
Kara ulaşımında kullanılan araçlar; taksi, minibüs, otobüs, metrobüs, otomobil, motosiklet, kamyon, kamyonet
Deniz ulaşımında kullanılan araçlar; vapur, gemi, yat, tanker, sandal, tekne
Hava ulaşımında kullanılan araçlar; jet, helikopter, uçak
Demiryolu ulaşımında kullanılan araçlar; tramvay, feniküler, metro
12.2 Trafikte
Trafik güvenliğini tehlikeye atanlara verilecek cezaları belirleyen TCK 179'da "Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmü yer alıyor. Daha önce alkollü araç kullanma, hız ve emniyet kemeri ihlallerine verilen cezayı arttıran düzenlemeler hazırlayan Emniyet Genel Müdürlüğü, en fazla ölümlü kazaya yol açan ihlallerden biri olan "makas atmanın" cezasını ağırlaştırmak için harekete geçti. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Uygulama ve Denetleme Daire Başkanlığınca hazırlanan düzenlemenin ardından polis, trafikte "makas atan" sürücüleri tespit ettiği an, plakaya para cezası yazabilecek. Makas atmanın cezası 2 yıldan az olduğu için sürücü cezaevine girmeyecek, hükmün açıklaması geri bırakılacak. Ancak 5 yıl içinde aynı suçu tekrar işlerse hapis cezası uygulanacak. Trafik Uygulama ve Denetleme Daire Başkanlığınca hazırlanan düzenlemeyle, trafikte kısa aralıklarla kontrolsüz biçimde şerit değiştiren sürücülerin yol açtığı kazaların azaltılması hedefleniyor. |
12.2.1. Trafikle ilgili terimler ve deyimleri öğrenelim.
Durma nedir?
Şerit nedir?
Duraklama nedir?
Parketme nedir?
Kavşak nedir?
Ada nedir?
Geçiş hakkı nedir?
Trafikte makas atma ne anlama gelir?
Trafikte sollama ne anlama gelir?
12.2.2. Günlük hayatınızda hangi taşıma araçlarından faydalanıyorsunuz? Niçin?
[Dilbilgisi]
터키어는 계통론(genealogy)적으로 알타이어족, 유형론(typology)적으로는 첨가(교착)어에 속하는 언어이다. 첨가어에서는 접사(affix)가 주로 접미법(suffixation)을 통해 어기(base)에 첨가된다. 따라서 터키어의 접사는 모두 접미사(suffix)이다.
어근/어간/어기
어근(root): 단어를 분석할 때 더 이상 분해하면 최소의 의미를 잃게 되는 최소의미 단위이다. 곧 단어에서 모든 파생접미사(접사)와 굴절접미사(어미)를 제거한 뒤에 남는 요소를 말한다.
어간(stem): 일반적으로 단어의 굴절(어미변화)에 있어서 어미를 제거한 뒤에 남는 요소 곧 변화하지 않는 기간부를 뜻한다. 그런데, 공시적으로는 접사와 어미를 제거한 나머지 요소를 어근이라고 할 수 있을지 모르나 실제로는 그렇게 간단한 것이 아니다. 왜냐하면, 어근은 다분히 역사적인 관점에서 이론적으로 추출해낸 요소이며 또 어미를 제거한 뒤에 남는 요소가 어간이라는 점에서 보면 어간과 어근의 경계가 불명확해지기 때문이다. 요컨대 어근이 어간일 수도 있고 또 그 반대의 경우도 있다.
한편, 어미변화에는 곡용(declension)과 활용(conjugation)의 두 가지 유형이 있다. 이에 따라 이론상으로는 곡용어간과 활용어간이 있으나 실제로 곡용어간은 어간 자체가 홀로 쓰일 수 있는 자립형식의 명사이지만 활용어간은 홀로 쓰일 수 없는 구속형식이므로 이를 구분하여 활용어간만을 어간이라고 부르는 관습이 있다.
따라서 이 책에서는 접사와 어미가 첨가되는 말은 모두 ‘어기’라 칭하되 홀로 쓰일 수 없는 구속형식인 활용어간을 특별히 구분할 필요가 있는 경우에는 별도의 술어인 ‘어간’을 사용하고 형태소 분석에서는 그 뒤에 줄표(-)를 넣어 표시한다.
터키어의 접사와 어미1)
터키어의 접사와 어미는 모두 접미사뿐이다. 그런데 터키어에는 접미사의 모음이 어기의 마지막 음절 모음에 따라 결정되는 모음조화 현상이 있다. 요컨대 터키어의 접미사는 어기의 마지막 음절 모음이
① 후설(a, ı, o, u) 가운데 하나이면 접미사의 모음도 후설인 a,
② 전설(e, i, ö, ü) 가운데 하나이면 접미사의 모음도 전설 모음 e로 결정되는 A형 접미사
그리고 어기의 마지막 음절 모음이
① 평순, 후설(a, ı) 가운데 하나이면 접미사의 모음이 평순, 후설, 고모음인 ı,
② 평순, 전설(e, i) 가운데 하나이면 접미사의 모음이 평순, 전설, 고모음인 i,
③ 원순, 후설(o, u) 가운데 하나이면 접미사의 모음이 원순, 후설, 고모음인 u,
④ 원순, 전설(ö, ü) 가운데 하나이면 접미사의 모음이 원순, 전설, 고모음인 ü로 결정되는 İ형 접미사로 구분해 볼 수 있다. 따라서 이 책에서 A형 접미사는 접미사의 모음을 대문자 A로 İ형 접미사는 접미사의 모음을 대문자 İ로 표기한다.
1) 이 책에서는 문장의 형태소를 분석해 제시할 때 두 형태소가 접미법으로 결합한 경우 비활용어 어기에 첨가되는 접미사(접사와 어미)는 그 앞에 위첨자 +, 활용어 어기에 첨가되는 접미사는 그 앞에 위첨자 -를 표시하여 구분하고 만일 접미법이 아니라 통사적으로 결합한 경우라면 그 사이에 +를 넣어 표시한다. 그리고 활용어와 비활용어 어기 모두에 첨가될 수 있는 접미사를 따로 보일 필요가 있는 경우에는 그 앞에 위첨자 ±를 넣어 표시한다.
문장
하나의 생각이나 감정이 온전히 담겨있는 문장이라면 예컨대 한국어에서는 아래와 같이 ‘주어부 + (목적어부) + 서술어부’의 기본 골격을 갖추고 있기 마련이다2).
I. 누가/무엇이 + (무엇을/누구를) + 어찌하다.
II. 누가/무엇이 + 어떠하다.
III. 누가/무엇이 + 누구/무엇이다.
여기에서 ‘누구/무엇’의 품사는 대명사로서 명사를 대신한 것인데, 주어는 주격조사 ‘이’와, 목적어는 목적격 조사 ‘을/를’과 결합하고 있지만, 서술어부의 어찌하다(동사), 어찌하다(형용사), 이다(서술격조사)는 공통적으로 어간 ‘어떠하-’, ‘어찌하-’, ‘이-’에 기본형 어미 ‘-다’가 첨가되어 있음을 볼 수 있다. 따라서 한국어에서는 어떤 문장이든 서술어부에 반드시 어간이 있는데, 이는 사태(State of Affairs: SoA)3)를 바라보는 화자의 시각을 나타내는 여러 문법 범주4)들이 어간을 토대로 하여 체계적으로 결합하는 활용어미들로 표시되기 때문이다.
터키어의 경우에도 문장의 기본 골격은 ‘주어부 + (목적어부) + 서술어부’로서 한국어와 다름없지만, 별도의 주격어미가 없는 대신 주어 관련 정보를 나타내는 활용 인칭어미가 주로 문장의 맨 뒤에 위치한다는 점5)과 터키어의 형용사는 어간이 없는 비활용어로서 사태를 바라보는 화자의 시각을 나타내는 서법이나 시제 등의 문법 범주들이 바로 첨가될 수 없기 때문에 명사가 서술어부에 위치할 때처럼 이러한 문법 범주를 나타내는 활용어미들이 체계적으로 덧붙을 수 있는 계사(copula)6)의 어간과 통사적으로 결합해야 한다는 점이 한국어와 다르다.
2) 부르는 말, 인사말 또는 짧은 대답이나 질문에서처럼 단 하나의 단어로 말을 하는 경우 혹은 불구문에서는 얼핏 이러한 형식을 갖추지 않은 것으로 생각하기 쉽다. 그러나 본래 이 말들은 모두 완형문으로 화자와 청자 모두가 맥락을 통해 쉽게 복구할 수 있는 문장성분들이 생략된 경우이다. 예컨대 출석을 부를 때: 홍길동 (출석했나?), 예, (저, 출석했습니다.)
3) 동적(dynamic) 사태인 사건과 정적(static) 사태인 상태를 함께 일컫는 말이다. 터키어에서는 동적 사태의 속성인 변화나 움직임을 5개의 세부적인 동작 상태, 즉 동작상(aspect)이라는 문법 범주로 표시하는 반면에 정적 사태의 속성은 이러한 변화나 움직임이 없는 상태이므로 문법으로 범주화되지 않았다. 요컨대 사태가 팩트임을 나타내는 서실법 문장의 경우 동적 사태는 반드시 서실법의 하위 층위에 해당하는 동작상 즉, 진행상; -İyor, 직접경험 완료상; -Dİ, 간접경험 완료상; -mİş, 예정상; -(y)AcAK, 반복상; -(A/İ)r 중의 하나로 표시되지만, 하위 층위가 없는 정적 사태는 제로로 표시된다.
4) 문장에서 말하려는 내용, 즉 사태를 바라보는 화자의 시각을 문법 범주라 하는데, 문법 범주는 터키어 문장에서 어미로 표시된다. 그런데, 문법 범주는 언어마다 다양하다. 같은 시각도 있지만, 어느 언어에서는 사용하고 다른 언어에서는 사용하지 않는 시각도 있다. 예컨대 한국어에서 단어의 성이나 수는 중요하지 않지만, 존대법은 중요하고 불어나 독어에서는 단어의 성이나 수가 매우 중요하지만 존대법은 중요하지 않다. 터키어에서는 단어의 성, 수 그리고 존대법은 중요하지 않다. 대신에 사태가 팩트이냐(서실법) 아니냐(서상법) 발화시점에서 유효하냐(비과거시제) 유효하지 않느냐(과거시제)가 가장 중요하고 또 사태가 또 다른 사태의 조건이 되는지(조건법) 아니면 사태를 다른 사람을 통해 알게 된 것인지(전언법)가 부차적으로 중요하다.
5) 한국어 문장에서는 주격조사와 결합한 말이 주어이므로 문장 내의 주어 위치가 엄격하게 고정되어 있지 않다. 그런데, 터키어에는 별도의 주격어미가 없다. 따라서 주어는 영어에서처럼 문장의 첫 번째 명사로 그 위치가 고정될 수밖에 없는데, 실제로는 그렇지 않은 경우가 많다. 주어 표지가 없음에도 터키어에서 주어의 위치가 고정되어 있지 않은 이유는 활용체계의 맨 뒤에서 서술어나 보어와 통사적 결합을 하는 활용 인칭어미 때문이다. 그런데, 한국어의 주격조사는 첨가된 명사가 주어라는 것을 알려주는 주어 표지이지만, 어말어미인 터키어의 활용 인칭어미는 주어에 대한 정보를 갖고 있으면서 서술어나 보어와 결합하므로 어미 그 자체가 주어라 할 수 있다.
6) 한국어의 서술격 조사 ‘이-’와 터키어의 기존문법에서 접미동사라고 하는 ‘i-’를 일컫는 말이다. 어휘적인 의미가 없이 문법을 선행 요소와 연계하는 기능을 하므로 언어학 논저에서는 이를 계사라 한다. 한국어에서 주격 조사가 첨가된 명사는 주어, 목적격 조사가 첨가된 명사는 목적어이듯이 서술격 조사가 첨가된 명사는 서술어가 되어야 하는데, 한국어에서도 명사는 서술어가 될 수 있는 활용어가 아니다. 더욱이 다른 모든 조사들과는 달리 서술격 조사는 왜 활용하는가? 라는 합리적 질문에 대한 마땅한 답도 현재로서는 없다. 따라서 ‘이-’는 서술격 조사가 아니라 문법 범주를 나타내는 활용어미들이 첨가될 수 있는 계사어간 그리고 이 말과 결합한 명사는 서술어가 아니라 어휘적 의미가 없는 서술어 계사를 의미적으로 보충해주는 말, 즉 보어로 보는 것이 타당하다.
터키어 문장은 그 기본 골격이 ‘주어부 + (목적어부) + 서술어부’이기는 하지만, 사태의 속성(동적/정적) 또는 서술어의 종류(완전동사/불완전동사/계사)에 따라 아래와 같이 더 세분해 볼 수 있다.
I. (주어부) + (목적어부) + 서술어부: (완전동사) + (활용 인칭어미). 동적 사태
서술어
II. (주어부) + 서술어부: 명사7)/형용사 + (계사) +8) (활용 인칭어미). 정적 사태
보어 서술어
III. (주어부) + 서술어부: 명사/형용사 + 불완전동사 + (활용 인칭어미). 동적 사태
보어 서술어
7) 대명사는 명사를 대신하는 말로서 분포적 특징이 명사와 차이가 없다. 따라서 앞으로 이 책에서 특별한 언급이 없는 경우, 명사는 대명사를 포함한다.
8) 활용 인칭어미는 어말어미로서 본래 계사어간에 접미법으로 첨가되는 선어말어미인 서실법 어미, 과거시제 어미, 조건법 어미, 전언법 어미에 역시 접미법으로 첨가되는 어미이다(서실법 어미는 무표 나머지는 유표). 그러나 이들 선어말어미가 제로로 표시되는 기본 골격의 서실법 문장에서는 계사어간이 삭제되어야 하므로 결국 선행 요소와 통사적 결합을 한다.
우선 Ünit 1에 나오는 문장들이 위에서 언급한 3 종류의 기본 골격 가운데 어디에 속하는지 분류해보면 아래와 같다.
I: Allahaısmarladık. Çok sevindim. Ben 15 yaşındayım. Sen kaç yaşındasın? Ben İstanbul'da doğdum, büyüdüm. Nerede doğdunuz? Türkiye'nin neresindensiniz? Nereden geldiniz? Ancak okul yüzünden ailece Ankara'ya yerleştik. Peki, annen ve baban şu anda Antalya'dalar mı? Ben de okul yüzünden tek başıma Ankara'dayım.
II: Adınız ne? Adım Ayşe. Sizin adınız ne? Benim adım Ahmet. Nasılsın? İyiyim. Sen nasılsın? Ben de iyiyim. Sen nerelisin? İzmirliyim. Ben de İzmirliyim. Cebin var mı? Cebim yok. Fena değilim. Memleketin neresi? Seullüyüm. Memleketiniz neresi? Soyadım da Kaya. Anneniz, babanız da İstanbullular mı? Hayır, babam İstanbullu, annem de Koreli. Siz evli misiniz? Hayır, bekârım.
III: Memnun oldum. Ben de memnun oldum. Çok teşekkür ederim. Ama dedem aile olarak oradan Ankara'ya göç etmiş.
I에는 , , , 그리고 처럼 동사가 없는 문장들이 포함되어 있다. 이는 동사가 생략된 경우인데, 추가적인 설명이 필요하므로 우선 II와 III에 속하는 문장에 대해 알아보기로 한다.
II에서 과 은 동일한 의미의 문장이고 와 는 대답한 이름만 서로 다르며 III의 과 역시 대략 동일한 의미의 문장이다. 나머지 문장들 역시 의미는 다를지라도 각기 동일한 골격에 속하므로 제한된 지면을 효율적으로 사용하기 위해 II의 ~와 III의 , 만을 간결하게 다시 정리해보면 아래와 같다.
II: , → (1) (Sizin) Adınız + ne?
주어부 + 보어 + (계사어간) + (선어말어미) + (활용 인칭어미)
, → (2) (Benim) Adım + A.
주어부 + 보어 + (계사어간) + (선어말어미) + (활용 인칭어미)
III: , → (3) Ben (de) + memnun oldum.
주어부 + 서술어부: 보어 + 불완전동사어간 + 선어말어미 + 활용 인칭어미
터키어에서는 서술사태가 팩트인 경우와 사태가 발화시점에서 유효한 경우에는 이들 문법 범주를 모두 제로, 즉 무표(unmarked)로 표시하고 그 반대의 경우, 즉 사태가 팩트가 아닌 경우와 사태가 발화시점에서 유효하지 않은 경우에는 유표(marked)로 표시한다. 우선 II의 (1)과 (2)를 살펴보면 (1)은 "이름(ad)이 무엇(ne)이냐?", (2)는 "이름(ad)이 무엇(A.)이다."라는 기본 틀에 뒤에서 설명할 구체적인 여러 문법 범주가 표시된 터키어 문장이다. 한국어 문장과 비교해보면 한국어의 주격조사 '이'와 서술격조사 '이다'에 해당하는 말들을 찾아볼 수가 없어서 (1)은 "이름 무엇?" (2)는 "이름 A." 형태로 문장이 만들어진 것으로 보인다. 터키어에 대한 깊은 지식이 없어도 보편적 문장 구조에 대한 상식을 갖고 있는 사람이라면 우선 (1)과 (2)는 문장이 아니라는 생각을 하게 될 것이고 또 이것들이 터키어에서는 완벽한 문장이라는 사실을 알게 되면 터키어는 참 특이한 구조를 갖고 있는 언어라는 생각을 하게 될 것이다.
6)에서 언급했듯이 이들 문장에서는 한국어의 주격조사에 해당하는 활용 인칭어미와 '이다'에 해당하는 계사가 원래 있는 것이지만, 주어가 3인칭이라 활용 인칭어미는 제로로 표시된 것이고(이에 대해서는 아래 활용 인칭어미 참고) 계사는 분포 제약에 따라 삭제된 것이다. 본래 활용어간은 접미법으로 첨가되는 활용어미들과 함께 쓰이는 말로서 홀로 쓰일 수 없는 구속형식이다. 터키어에서도 어간은 접미법으로 첨가되는 선어말어미들과 함께 쓰여야 하고 또 어말어미인 유표의 활용 인칭어미는 어간에 곧바로 첨가되지 않는다. 요컨대 터키어의 활용 인칭어미는 유표인 경우 과거시제어미, 전언법어미, 조건법어미와 같은 선어말어미에 접미법으로 첨가되는 어말어미이지만, 만일 이들 선어말어미가 제로로 표시되면 선행 어간과 결합하는 것이 아니라 분포 제약에 따라 선행 어간은 삭제되고 선행 어절의 또 다른 활용어미나 비활용어와 통사적으로 결합해야 한다. 또한 4)에서 언급했듯이 터키어 화자들은 사태가 팩트인지 아닌지 그리고 사태는 발화시점에서 유효한지 아닌지를 가장 중요하게 생각하므로 이러한 문법 범주들이 유표이든 무표이든 위에서 살펴 본 기본 골격에 반드시 포함되어 있어야 하므로 위의 II와 III은 원래 아래와 같은 구조를 갖고 있어야 한다.
II
ben + iyi + i--Ømood2 + i--ØPT-Øperson
→ ben + iyi + i--ØFM + i--ØPT-(y)İm → (Ben) İyiyim.
III
ben + memnun + ol--Ømood1 + i--ØPT-Øperson
→ ben + memnun + ol--ØFM-Øaspect + i--ØPT-(İ)m
→ ben + memnun + ol--ØFM-Dİ + i--ØPT-(İ)m → (Ben) Memnun oldum.
ben + de + memnun + ol--Ømood1 + i--ØPT-Øperson
→ ben + de + memnun + ol--ØFM-Øaspect + i--ØPT-(İ)m
→ ben + de + memnun + ol--ØFM-Dİ + i--ØPT-(İ)m → Ben de memnun oldum.
ben + çok + teşekkür + et--Ømood1 + i--ØPT-Øperson
→ ben + çok + teşekkür + et--ØFM-Øaspect + i--ØPT-(İ)m
→ ben + çok + teşekkür + et--ØFM-(A/İ)r + i--ØPT-(y)İm → (Ben) Çok teşekkür ederim.
여기에는 서법1(-Ømood1), 서법2(-Ømood2), 서실법(-ØFM), 동작상(-Øaspect) 그리고 과거시제(-ØPT)가 추가로 표시되었는데, 동작상을 표시한 이유는 3)에 따른 것이다. 위의 구조를 살펴보면 유표의 활용 인칭어미가 II-에서는 비활용어 iyi 그리고 III의 ~에서는 선행 어절의 또 다른 활용어미들인 -Dİ, -(A/İ)r와 각각 통사적으로 결합하였음을 볼 수 있다.
한편, III의 과 에 있는 -Dİ를 기존문법에서는 '보이는 과거시제' 문장으로 설명하고 있는데, 이는 명백한 오류이다. 이 선어말어미가 접미법으로 동사어간에 첨가되기도 하고 계사어간에도 첨가되기 때문에 생긴 오류라고 볼 수 있다. 동일한 형태소라도 쓰이는 자리가 다르면 그 기능이 달라지는 것은 보편적 상식이다. 예컨대 동일한 명사가 주어 자리에 쓰이면 주어, 목적어 자리에 쓰이면 목적어, 서술어부 자리에 위치하면 보어가 되는 것과 같은 이치이다. 따라서 이 어미가 동사어간에 첨가되면 동사로 표현되는 동적인 상태, 즉 동작상(aspect) 가운데 하나인 '직접경험 완료'를 나타내는 것이고 계사어간에 첨가되면 사태가 발화시점에서 더 이상 유효하지 않다는 것, 즉 과거시제를 나타낸다. 그런데, 터키어에서 유표(marked)인 시제는 과거시제뿐이다. 요컨대 터키어는 과거시제를 제외한, 예컨대 현재시제든 미래시제든 또는 복합시제든 다른 어떠한 시제도 없는 언어이다. 따라서 터키어에는 과거시제 문장들과 무시제문장들의 대립이 있을 뿐이므로 앞으로 이 책에서는 터키어의 시제 체계를 '과거시제 대 비과거시제'의 2항 대립 체계로 설명한다.
Ünite 1에 있는 문장들은 모두 시제 표지가 없으므로 정확히 말하면 시제가 없는 무시제 문장이다. 그런데, 앞서 설명했듯이 터키어에는 과거시제 표지, 즉 'i--Dİ'만 있어서 이러한 표지가 없는 무시제 문장들은 결국 과거시제 표지가 없는 문장이므로 모두 비과거시제문장이라 할 수 있겠다. 한편, 위의 모든 문장에는 -Dİ가 있지만, 모두 동사어간에 첨가되었고 또 과거시제 표지인 'i--Dİ'도 없다. 따라서 이 문장들은 기존문법의 설명과는 달리 과거시제 문장이 아니라 모두 비과거시제, 직접경험 완료상 문장이다. 요컨대, 이 문장들을 통해 화자가 설명하려는 완료된 사태는 과거 어느 시점에서 시작되었든 간에 발화시점에서 여전히 유효하다.
기존문법의 설명이 오류라는 것은 문장들을 상황맥락에서 살펴보면 쉽게 알 수가 있다. 예컨대, 아래에 있는 문장 Çok sevindim의 맥락은 다음과 같다: 이 문장은 Cengiz가 Esra한테 고향이 어디냐는 질문을 하고 İzmir라는 대답을 듣자 자신의 고향과 같아서 생긴 기쁜 마음을 표현한 말이다. 우리말로 새겨보면 "그래? 무지 기쁘다. 나도 이즈미르가 고향이야."가 되는 게 자연스러운 맥락이다. 왜냐하면 이 말로 대화가 끝난 것이 아니라 다른 내용의 대화가 계속 이어지고 있기 때문이다. 그러나 기존문법에 따르면 "그래? 무지 기뻤다."라고 새길 수밖에 없어서 이어지는 대화들과의 연결이 매우 이상하게 된다.
지금까지 골격 II와 III에 대해 살펴봤으니 이제 나머지 골격인 I에 해당하는 문장들을 알아보자. 우선 Ünite 1에서 발췌한 아래 문장들을 살펴보자.
Memnun oldum.
Allahaısmarladık.
Çok sevindim.
Ben İstanbul'da doğdum, büyüdum.
Nerede doğdunuz?
Ancak okul yüzünden ailece Ankara'ya yerleştik.
Ben 15 yaşındayım.
Ünite 1에서 발췌한 위의 문장들은 모두 동사가 서술어로 쓰인 동사문인데, 특이하게도 문장 에는 동사가 보이지 않는다. 일단, 은 앞에서 살펴보았듯이 기본 골격 III에 해당하는 문장이므로 기본 골격 I에 속하는 나머지 문장들 가운데 와 그리고 을 살펴보자.
문장 는 헤어질 때 떠나는 사람이 남아 있는 사람의 안위를 Allah한테 맡긴다는 뜻의 말이므로 원래는 "Seni Allaha ısmarladım."이 되어야 하는데, 상용구로 굳어진 표현이다. 따라서 항상 의 형태로만 사용된다. 환영한다는 인사말에 화답하는 말 역시 "Hoş buldum."이 아니라 반드시 굳어진 상용구인 "Hoş bulduk."으로만 사용된다. 격식체의 일종인 겸손한 표현일 수도 있고 아니면 상대방을 포함하여 이렇게 말하는 것일 수도 있겠지만 여기에서 우리의 관심사는 그 골격이므로 우선 문장 와 의 골격들을 살펴보자.
ben + sen+Øcase + Allah+Øcase + ısmarla--Ømood1 + i--ØPT-Øperson-ØPPL
→ ben + sen+ØACC + Allah+ØDAT + ısmarla--ØFM-Øaspect + i--ØPT-Øperson-ØPPL
→ ben + sen+(y)İ + Allah+(y)A + ısmarla--ØFM-Dİ + i--ØPT-(İ)m-(y)İz
→ (Biz) Seni Allaha ısmarladık. → (Biz) (Seni) Allaha ısmarladık.
→ Allahaısmarladık.
ben + çok + sevin--Ømood1 + i--ØPT-Øperson
→ ben + çok + sevin--ØFM-Øaspect + i--ØPT-Øperson
→ ben + çok + sevin--ØFM-Dİ + i--ØPT-(İ)m
→ Ben çok sevindim. → (Ben) Çok sevindim.
와 은 보어가 필요 없는 완전동사가 서술어로 쓰인 문장이므로 모두 골격 I에 해당하는 문장들로서 서술어부의 구성이 동일하다. 다만, 에는 서술어로 쓰인 동사가 타동사이기 때문에 목적어가 있고 에는 서술어가 자동사이기 때문에 목적어가 없다는 점이 다를 뿐이다. 나머지 , , 문장들에도 서술어가 자동사라서 당연히 목적어가 없다.
은 기존문법이 'yaşındayım'을 서술어라고 설명하는 문장이다. 문장에서 동사가 보이지 않고 또 통사적 결합에 대한 이해가 부족하기 때문인데, 기존문법의 이러한 태도에는 크게 2 개의 중대한 오류가 담겨 있다. 첫째, 명사의 격은 주로 동사가 지배한다는 것이 언어 보편적 사실인데, 에는 동사가 없음에도 처격이 쓰였다. 요컨대, 동사가 없는 문장에서는 격이 나타나지 말아야 하고 또 만일 격이 있으면 이를 지배하는 동사가 있어야 한다. 둘째, 서술어가 될 수 있는 말은 활용어이어야 하는데, 기존문법은 비활용어인 부사어가 서술어로 쓰인 것이라 보는 것이다. 요컨대 부사어인 'yaşındayım'은 절대로 서술어가 될 수 없다. 따라서 이 책에서는 을 아래와 같이 골격 I에 해당하는 문장으로서 서술어인 완전동사가 생략된 것으로 이해하고자 한다.
ben + 15 + yaş+Øperson+Øcase + bulun--Ømood1 + i--ØPT-Øperson
→ ben + 15 + yaş+(s)İn+ØLOC + bulun--ØFM-Øaspect + i--ØPT-Øperson
→ ben + 15 + yaş+(s)İn+DA + bulun--ØFM-İyor + i--ØPT-(y)İm
→ Ben 15 yaşında bulunuyorum.
→ Ben 15 yaşında (bulunuyor)um. → Ben 15 yaşındayım.
이 문장은 또 다른 논란의 쟁점이 되고 있는 문장이기도 하다. 예컨대 yaş에 첨가된 곡용 인칭어미와 관련된 것인데, 곡용 인칭어미는 소유주를 나타내므로 이 문장에서 화자의 나이를 말하는 것이니 yaşındayım이 아니라 yaşımdayım이라고 해야 한다는 주장이 바로 그것이다. 물론 곡용 인칭어미의 본래 의미는 소유주를 나타내는 것이기는 하지만, 한정하는 기능도 갖고 있음에 주목해야 한다. 여기에서는 한정의 의미를 갖는 것으로 yaşındayım이라고 해야 옳다. 생략된 동사와 연결해서 생각한다면 한정의 의미로 쓰였다는 것이 명확해진다. 왜냐하면 생략된 것으로 보고 있는 동사의 의미는 '존재하다'인데, 존재는 한정된 장소를 필요로 하기 때문이다. 요컨대, 에서 15살이라는 것은 화자가 여러 나이 가운데 15살이라는 한정된 나이에 존재하고 있다는(yaşlardan 15 yaşı, yaşlarımın 15 yaşı) 것을 뜻한다. 예컨대 자신의 몸무게가 가령 60 킬로그램이라면 60 kiloluyum이라고 얘기할 수도 있지만, 60 kilosundayım이라고 얘기할 수도 있는 것과 마찬가지이다. 같은 논리로 15 yaşındayım 대신에 15 yaşlıyım이라 얘기할 수도 있어야 하는데, 정작 yaşlı는 나이 든 사람을 뜻하는 말로 사용되기 때문에 나이를 얘기할 때는 yaşındayım만이 사용되고 있는 것이다.
따라서 I에서 동사가 보이지 않는 나머지 , , 그리고 도 과 마찬가지로 동사가 없는 것이 아니라 생략된 것으로 이해하는 것이 마땅하다.
위의 5)에서 언급했듯이 터키어 화자들은 발화할 때 말하려는 내용인 사태가 1) 팩트인지 아닌지 그리고 2) 발화시점에서 유효한지 아닌지를 매우 중요하게 여기므로 터키어 문장이라면 이러한 문법 범주들이 무표이든 유표이든 반드시 활용어미들로 표시되어야 하는데, 위의 모든 문장에서는 이러한 문법 범주들 가운데 어느 하나도 표시되지 않았고 심지어 II-(1), (2)에서는 서술어마저 보이지 않는다. 따라서 이들 문장에서는 문장 성분이 생략되거나 삭제된 것이고 또 문법 범주들은 무표로 표시된 경우이다. 예컨대 II-(1), (2)와 III-(3) 그리고 I-문장들은 본래 아래와 같은 심층구조를 갖고 있지만, 여러 이유로 문법 범주가 무표로 표시되었거나 아니면 문장 성분들이 생략되거나 삭제되는 변형의 과정을 거치면서 도출된 표층구조를 갖게 된 것이다.
II-1) siz+ØGEN + ad+ØQUA+Øperson+ØPPL + ne + i--Ømood2 + i--ØPT-ØQUA/person-ØPPL
siz+(n)İn + ad+(İ)n+(y)İz + ne + i--ØFM + i--ØPT-ØQUA/person-ØPPL → Sizin adınız ne? → Adınız ne?
II-2) ben+ØGEN + ad+ØQUA+Øperson+ØPPL + A. + i--Ømood2 + i--ØPT-ØQUA/person-ØPPL
ben+(n)İn + ad+(İ)m + A. + i--ØFM + i--ØPT-ØQUA/person-ØPPL → Benim adım A. → Adım A.
III-3) ben + de + memnun + ol--Ømood1 + i--ØPT-ØQUA/person-ØPPL
ben + (de) + memnun + ol--ØFM-Øaspect + i--ØPT-ØQUA/person-ØPPL
ben + (de) + memnun + ol--ØFM-Dİ + i--ØPT-(İ)m → Ben de memnun oldum./Memnun oldum.
I- siz + nere+ØABL + gel--Ømood1 + i--ØPT-ØQUA/person-ØPPL
siz + nere+DAn + gel--ØFM-Øaspect + i--ØPT-ØQUA/person-ØPPL
siz + nere+DAn + gel--ØFM-Dİ + i--ØPT-(İ)n-(y)İz → (Siz) Nereden geldiniz?
위에서 Ø는 어미가 나타나는 자리를 표시한 것으로 제로 어미이다.
따라서 이들 제로 어미를 차례대로 간단히 설명하자면 다음과 같다.
+ØGEN ; 격어미(case) 가운데 하나인 속격어미(genitive)가 나타나는 자리로서 만일 이 자리에 +(n)İn이 나타나면 해당 명사는 뒤에 이어지는 명사의 소유주이거나 아니면 이어지는 명사를 일부분으로 포함하고 있는 전체임을 나타낸다.
±ØQUA ; 수량어미(quantifier) ±lAr가 나타나는 자리로서 만일 이 어미가 곡용어미이면 첨가된 명사의 수가 복수이거나 양이 많음을 그리고 활용어미이면 문장의 주체가 복수임을 뜻한다.
+Øperson ; 곡용 인칭어미가 나타나는 자리로서 이 어미가 첨가된 명사의 소유주를 뜻하거나 아니면 첨가된 준동사의 동작주를 뜻한다.
±ØPPL ; 인칭 복수어미(personal plural ending) ±(y)İz가 나타나는 자리인데, 인칭어미 뒤에만 첨가되어야 하는 분포 제약이 있는 어미이다. 곡용어미이든 활용어미이든 인칭이 복수임을 뜻한다.
-Ømood2 ; 계사어간에 첨가되는 서법어미2, 즉 서실법(Fact Mood), 전언법(Hearsay Mood), 조건법(conditional Mood) 어미가 나타나는 자리인데, 서실법은 무표(unmarked)이므로 -ØFM으로 실현되고 전언법은 -mİş, 조건법은 -sA가 각각 계사어간에 첨가되면서 실현된다.
-ØPT ; 계사어간에 첨가되는 과거시제(past tense) 어미가 나타나는 자리로서 만일 이 자리에 -Dİ가 나타나면, 즉 i--Dİ가 문장에 표시되면 사태가 발화시점에서 유효하지 않음을 뜻하는 과거시제 문장이 되고 제로로 표시되면, 즉 i--ØPT가 문장에 표시되면 사태가 발화시점에서 유효함을 뜻하는 비과거시제 문장이 된다.
-Øperson ; 활용 인칭어미가 나타나는 자리로서 문장의 주어를 표시한다.
-Ømood1 ; 동사어간에 첨가되는 서법어미1, 즉 서실법이나 서상법(Thought Mood) 어미가 나타나는 자리인데, 서실법은 서법어미2와 마찬가지로 무표로서 -ØFM으로 실현되지만, 동작 상태라는 팩트를 나타내면서 서실법의 하위 층위(sublevel)에 속하는 동작상(aspect) 어미들 가운데 하나가 반드시 이 어미 뒤에 첨가되는 반면, 서상법은 유표(marked)로서 -ØFM 과 치환되는 -ØTM 자리에 서상법의 하위 범주(subcategory)에 속하는 명령법 -sİn, 가정법 -sA, 기원법 -(y)A, 필수법 -mAlİ 가운데 하나로 반드시 실현되는 대신 팩트를 나타내는 동작상 어미는 나타나지 않는다.
-Øaspect ; 동작 상태 가운데 하나가 나타나는 자리로서 서실법 -ØFM의 하위 층위에 속하는데, 터키어에서 동작 상태는 구체적으로 진행상 -İyor, 직접경험 완료상 -Dİ, 간접경험 완료상 -mİş, 예정상 -(y)AcAK, 반복상 -(A/İ)r으로 세분된다.
+ØABL ; 격어미(case) 가운데 하나인 탈격어미(ablative)가 나타나는 자리로서 만일 이 자리에 +DAn이 나타나면 해당 명사는 동작이나 행동이 비롯하는 곳임을 나타낸다.
복수: 수량어미 ±lAr / 인칭복수어미 ±(y)İz
기존의 학교문법은 lar/ler를 복수어미라 칭하고 이들 어미가 첨가된 명사는 복수명사, 그렇지 않은 명사는 단수명사로 기술하고 있는데, 실제로 이 어미는 가산명사의 어기는 물론, 셀 수 없는 불가산명사나 활용어의 어기에도 접미법으로 첨가되면서 명사나 활용 주체의 수(number)가 복수이거나 양(quantity)이 많음을 나타낸다. 요컨대 이 어미는 수와 양 모두를 나타낸다. 따라서 이 책에서는 앞으로 이 어미를 "수량어미(quantifier)"라 칭하고 어기의 마지막 음절에 있는 모음이 전설모음(e, i, ö, ü)이면 +ler, 후설모음(a, ı, o, u)이면 +lar로 나타나는 A형 접미사이므로 이 책에서 형태소 분석을 보일 때는 그 분포 위치에 ±lAr로 표시한다.
한편, 터키어에는 복수를 나타내는 또 다른 İ형 어미 ±(y)İz가 있는데, 이 어미는 1인칭이나 2인칭어미 뒤에만 첨가되는 분포 제약이 있는 어미이이다. 앞으로 이 책에서는 이 어미를 "인칭복수어미(personal plural ending)"라 칭하고 이 책에서 형태소 분석을 보일 때는 그 분포 위치에 +ØPPL로 표시한다. 한편, 인칭복수어미의 변이형태라 할 수 있는 İ형 접사 +(İ)z는 인칭 대명사나 수사 어기에만 첨가된다.
ben / biz ⟸ ben+(İ)z sen / siz ⟸ sen+(İ)z
iki / ikiz ⟸ iki+(İ)z üç / üçüz ⟸ üç+(İ)z
수량어미는 명사(불가산 명사 포함)와 활용어 어기에 접미법으로 첨가되는 접미사이며 분포 위치에 ±ØQUA로 표시할 수 있다. 그런데, 이 어미를 포함한 터키어의 접사와 어미는 모두 홀로 쓰일 수 없는 의존 형태소이기 때문에 만일 어기가 생략 또는 삭제되는 경우에는 그 선행요소와 통사적으로 결합하는(syntactical combining) 특징을 보인다.
접미법의 예시
akşam+ØQUA → akşam+lAr → akşamlar
teşekkür+ØQUA → teşekkür+lAr → teşekkürler
통사적 결합의 예시
İstanbul+lİ + kimse+ØQUA → İstanbullu + (kimse)ler → İstanbullular
Antalya+DA + bul-un--İyor-ØQUA → Antalya'da + (bulunuyor)lar → Antalya'dalar.
기존의 학교문법과 달리 이 책에서 접미법과 통사적 결합을 구분하는 이유는 아래와 같은 타당한 3가지 장점이 있기 때문이다.
1) 수와 양이 많다는 것은 명사를 전제로 한다. 요컨대 복수는 명사 관련 문법이다. 그런데 기존문법은 İstanbullular, Antalya'dalar에서 볼 수 있듯이 형용사와 부사도 복수가 될 수 있다고 본다. 기존문법의 이러한 기술태도가 오류라는 것은 수량어미가 첨가된 후 복수의 의미를 갖는 것이 무엇인지 살펴보면 분명하다. 예컨대 kitaplar(책들)에서 복수인 것은 명사인 kitap(책)이지만, İstanbullular에서는 형용사인 İstabullu가 아니라 생략된 부정대명사 kimse가 복수이다. 본래 İstanbullu는 İstanbullu gelin(이스탄불 출신의 신부/며느리)에서도 알 수 있듯이 İstanbul ilinden olan kimse(이스탄불 출신의 어느 누구)에서 생략된 부정대명사 kimse(어느 누구)를 수식하는, 즉 '이스탄불 출신의(İstanbul ilinden olan)'이라는 의미를 갖는 형용사로서 복수가 될 수 없는 범주이다. 마찬가지로 Antalya'dalar에서도 수량어미가 첨가되어 복수의 의미를 갖는 것은 부사인 Antalya'da(Antalya에/에서)가 아니라 Antalya라는 지역에 거주하는(/체류하는)사람, 즉 생락된 동사의 활용형 bulunuyor의 주체(주어)가 복수인 것이다. 이처럼 접미법과 통사적 결합을 구분하게 되면 형용사나 부사와 같은 명사 이외의 말이 복수가 된다는 논리적 오류나 터키어의 독특한 문법인 명사수식법과 위배되면서 학습자들에게 혼란을 주는 "명사는 곧 형용사"라는 범주오류를 바로 잡을 수 있는 장점이 있다. 영어 사전에도 형용사이면서 명사인 단어들이 있지만, 용례를 보면 그 앞에 관사가 있거나 아니면 또 다른 명사가 그 뒤를 따르는 경우가 대부분이다. 영어의 관사는 명사 앞에서 뒤에 있는 명사를 한정하는 말이라 관사 뒤의 말을 명사로 오해할 여지가 없는 것은 아니지만, 본래 영어는 관사+형용사+명사의 어순을 따르는 언어이므로 관사 뒤에 있는 말은 무조건 명사가 아니라 명사가 생략된 형용사일 수도 있다. 따라서 관사와 함께 쓰여서 명사가 되는 말이 만약에 명사를 수식하는 형용사로도 쓰인다면 이런 말들의 품사는 명사가 아니라 오히려 형용사로 규정하고 뒤의 명사는 생략된 것으로 이해하는 것이 범주오류를 바로 잡는다는 측면에서 볼 때 바람직하다.
2) 접미법과 통사적 결합을 구분하게 되면 터키어에서 단어의 강세(vurgu)는 대체로 마지막 음절에 있으며 접미사가 첨가되어 음절이 확장되면 강세는 뒤로 이동하는데, 몇몇 접미사는 강세가 없다는 기존 문법의 관행적 잘못 역시 바로 잡을 수 있는 장점이 있다. 원래 악센트라는 말은 강세나 음고의 구별이 없이 쓰이기도 하지만, 정확하게는 강약(강세) 악센트와 고저(음고) 악센트로 구분된다. 음의 강약과 고저의 구별은 한 단위 시간에 걸쳐서 실현되는 한 단위 음성의 진폭이나 진동수에 의해 결정되는데, 일정한 진동수를 가진 음성이 진폭이 넓으면 강한 음성, 좁으면 약한 음성이 되고 일정한 진폭을 가진 음성이 진동수가 많으면 높은 음성, 적으면 낮은 음성이 된다. 요컨대 강약은 진폭의 넓이에서, 고저는 진동수의 많고 적음에서 구별된다. 그런데 악센트는 강세이든 음고이든 단어의 뜻을 가르는 변별적 기능을 갖고 있을 때 사용되는 용어이다. 터키어에서는 음고가 본래 어절의 경계를 표시하는 수단으로 사용되는 것이지 영어의 강세처럼 동일 단어에 위치를 달리하여 뜻을 가르는 것이 아니므로 엄밀한 의미에서는 악센트라 할 수 없다. 다만, 극히 제한적으로 동형이의어(homonym)에서는 부차적인 변별적 기능을 갖는다는 점에 주목하여 이 책에서는 음고 (악센트)라 칭한다.
Masada kitap var. [masadA kitAp vAr↘]
Masada kitaplar var. [masadA kitaplAr vAr↘]
Evde İstanbullu var. [evdE istanbullU vAr↘]
Evde İstanbullular var. [evdE istanbullUlAr vAr↘]
Şu güzellere bak. [şU güzEllerE bAk↘] ← Şu güzel (kız)lara bak.
Şu kitaplara bak. [şU kitaplarA bAk↘]
참고: Balkon açıkmış. [balkOn açIkmIş↘] Balkona çıkmış. [balkonA çıkmIş↘]
위의 예시에서 음고는 []안에 대문자로, 약화된 음고는 밑줄 친 대문자로 표시되었다. 터키어에서 음고는 어절의 경계를 표시하는 기능을 하므로 문장은 의문문이든 평서문이든 모두 하강조의 억양(falling intonation. ↘로 표시)으로 끝난다. 본래 어절의 경계는 글에서는 대체로 띄어쓰기로 표시하는데, 말에서는 이를 표시할 수 있는 수단이 없으므로 음고가 사용되는 것이다. 요컨대 어절의 마지막 음절에 음고가 있으면 뒤에 다른 어절이 이어진다는 것을 나타낸다. 따라서 이어지는 어절이 없는 문장의 끝에서는 음고가 약해지는 대신에 하강조의 억양을 사용하여 이제 그 병렬이 끝났음을 나타내는 것이다. 그런데, 실제 발화에서는 이 원칙을 따르지 않는 예들이 있음에 주목해야 한다. 예컨대 위의 예시에서 İstanbullular와 güzellere는 원칙에 따라 어절의 마지막 음절에 음고가 있어서 İstanbullular는 [istanbullulAr vAr↘], güzellere는 kitaplara와 마찬가지로 [güzellerE bAk↘]이 되어야 하지만, 실제 발화에서는 어절의 중간에도 또 다른 음고가 하나씩 더 있어서 각각 [istanbullUlAr vAr↘]와 [güzEllerE bAk↘]이 된다. 이는 İstanbullular의 수량어미 +lAr와 güzellere의 수량어미+여격어미 +lAr+(y)A가 각각 İstanbullu와 güzel에 접미법으로 첨가되면서 어절의 음절이 확장된 것이 아니라 이어지는 어절의 부정대명사 kimse와 명사 kız에 접미법으로 첨가되었던 의존형태소 +lAr와 +lAr+(y)A가 이들 대명사나 명사가 생략되면서 앞의 어절인 İstanbullu와 güzel과 각각 통사적으로 결합한 것이기 때문이다. 요컨대 이러한 경우 음절은 확장되었지만, 어절의 음절이 확장되는 접미법과는 달리 두 어절이 통사적으로 결합한 것이므로 그 중간에는 어절의 경계가 존재하는 것이다.
3) 마지막으로 명사수식법과 관련한 범주 오류에서 생기는 혼란을 바로 잡을 수 있는 장점이 있다. 명사수식이란 선행 명사가 후행 명사를 수식하는 경우를 일컫는 말인데, 형용사가 명사를 수식하는 언어 보편적인 경우와 구별하기 위해 터키어에서는 한정 명사 수식이든 비한정 명사 수식이든 간에 명사 수식 표지로 반드시 곡용 인칭어미가 후행 명사, 즉 피수식 명사에 첨가된다.
(1) 형용사 수식: güzel kız, güzel bir kız,
(2) 명사 수식:
한정 명사 수식 çocuğun kitabı
비한정 명사 수식 çocuk kitabı, taş ocağı
위의 예시에서 형용사 수식인 (1)의 경우에는 피수식 명사에 아무런 표지가 없지만, 명사 수식인 (2)의 경우에는 피수식 명사에 곡용 인칭어미가 첨가된 것을 볼 수가 있다. 그런데 아래 예를 보게 되면 혼란이 생긴다.
Türkiye güzeli, taş ekmek
왜냐하면 (1)에서 형용사였던 güzel이 에서는 명사이고 (2)에서 명사였던 taş가 에서는 형용사라는 범주 오류가 생기기 때문이다. 통사적 결합에 대한 이해가 부족한 기존문법은 이러한 경우 간단하게 다품사어로 처리한다. 그러나 이 원래는 Türkiye'nin güzel kızı에서 명사 kız가 생략되자 이 명사에 접미법으로 첨가되었던 곡용 3인칭어미 -(s)İn가 선행 어절인 güzel과 통사적으로 결합한 Türkiye'nin güzeli의 비한정 명사수식이라고 이해한다면 güzel은 (1)과 모두에서 형용사이고 역시 (İçi) taş (döşeli kara fırında pişmiş olan) ekmek에서 도출된 형태로서 (2)에서이든 에서이든 모두 명사가 되는 것이기 때문에 형용사이자 명사라는 범주 오류에서 벗어날 수 있다.
인칭대명사
엄밀하게 얘기하자면 터키어는 제 3자를 나타내는 3인칭대명사는 없고 화자를 나타내는 1인칭대명사와 청자를 나타내는 2인칭대명사만 있는 언어이다. 따라서 3인칭 대명사는 원칭 지시사 o와 부정대명사 kimse의 통사적 결합체에서 부정대명사 kimse가 생략된 형태를 원용하여 사용한다. 따라서 1, 2인칭의 복수형과 3인칭의 복수형은 서로 다른 어미를 첨가하여 만든다.
비복수9) 복수
1인칭 대명사 ben biz ← ben+(İ)z
2인칭 대명사 sen siz ← sen+(İ)z
3인칭 대명사 o ← o + (kimse) onlar10) ← o + (kimse)+lAr
9) 터키어에서 복수는 표지(marker)가 있지만, 단수는 표지가 없다. 요컨대 터키어에는 단수가 범주화하지 않아서 단수 대 복수의 대립이 아니라 복수 표지가 없는 명사 대 복수 표지가 있는 명사의 대립, 즉 비복수 대 복수의 대립이 있을 뿐이다. 실제로 터키어에서는 비복수 명사나 복수 명사가 각기 단수와 복수 모두를 나타낼 수 있다. 본래 표지가 없으면 문법도 없는 것이다. 예컨대 한국어에는 관사나 문법적 성(gender) 등을 나타내는 표지가 없기 때문에 한국어 문법에는 관사도 없고 남성/여성 명사도 없다.
10) 3인칭 대명사의 복수형 onlar에는 비복수형 o와는 달리 지시사와 수량어미 사이에 n이 있음에 주의해야 한다. 이는 수량어미 +lAr가 원래 접미법으로 명사에 첨가된 것이지만, 이 명사가 생략되면서 선행 어절인 지시사와 통사적으로 결합하였음을 나타내는 것이다.
격어미
명사어기, 수량어미, 곡용 인칭어미, 인칭복수어미에 첨가되어 해당 명사가 문장 내에서 어떠한 자격으로 사용되었는지를 나타내는 어말어미이며 이 책에서 형태소 분석을 보일 때는 그 분포 위치에 +Øcase로 표시하며 하위 범주로는 유표인 속격, 대격, 여격, 처격, 탈격이 있다. 터키어에서 주어와 비한정 목적어는 무표이다. 본래 명사의 격은 속격을 제외하고는 모두 서술어, 특히 동사가 지배하는데, 일부 후치사가 지배하는 경우도 있다.
속격(genitive) : +(n)İn
한 명사가 뒤에 있는 다른 명사를 수식하도록 하는 기능을 가지고 있다. 일반적으로 소유, 소속의 의미를 나타내는 데 쓰인다. 요컨대, 터키어에서 두 명사가 병렬적으로 나열되는 통사적 결합을 하고 또 이 두 명사의 관계가 소유, 소속 등을 나타내는 경우라면 소유주나 전체를 나타내는 선행 명사에는 속격어미가 소유물이나 일부를 나타내는 후행 명사에는 역시 소유주를 나타내는 곡용인칭어미가 접미법으로 첨가된다.
속격 어미 +(n)İn은 İ형 접미사인데, 괄호 안에 있는 어두 자음 n은 모음으로 끝나는 어기에 접미될 때 모음충돌(hiatus)을 방지하기 위해 사용되는 매개자음이며 이 책에서 형태소 분석을 보일 때는 +Øcase로 표시된 자리에 나타난다. 다만, 속격어미 +(n)İn이 1인칭 대명사에 첨가될 때는 어미의 어말 자음 n은 m가 된다.
ben+Øcase → ben+(n)İn → *benin → benim
biz+Øcase → biz+(n)İn → *bizin → bizim
sen+Øcase → sen+(n)İn → senin
siz+Øcase → siz+(n)İn → sizin
o + kimse+Øcase → o + kimse+(n)İn → o + (kimse)nin → onun11)
o + kimse+ØQUA+Øcase → o + kimse+lAr+(n)İn → o + (kimse)lerin → onların12)
속격어미가 첨가된 선행 명사와 곡용인칭어미가 모두 소유주를 나타내므로 속격어미가 첨가된 선행명사는 생략될 수 있으며 이러한 경우에는 곡용 인칭어미가 첨가된 후행 명사 단독으로 쓰일 수 있다. 단, 후행 명사에 1, 2인칭 곡용어미가 첨가된 경우에는 선행 명사가 항상 생략될 수 있지만, 3인칭 곡용어미가 첨가된 경우에는 소유주가 구체적으로 누구인지 특정될 수 있는 경우에만 선행 명사가 생략될 수 있다. 왜냐하면 1인칭은 화자, 2인칭은 청자로 특정되지만, 3인칭은 그렇지 않기 때문이다.
ben+Øcase + ad+Øperson → ben+(n)İn ad+(İ)m → (benim)13) adım → adım
sen+Øcase + ad+Øperson → sen+(n)İn ad+(İ)n → (senin)14) adın → adın
o + kimse+Øcase + ad+Øperson → o + (kimse)+(n)İn ad+(s)İn → onun adı 또는 (onun) adı
언어학 논저에서 비문법적인 말에는 그 앞에 *를 표시한다.
11), 12) onun과 onların에서 앞의 n은 속격어미의 매개자음 n이 아니라는 사실에 주의해야 한다.
13), 14) 1인칭이나 2인칭 속격 대명사는 실제 언어행위에서 생략되는 것이 일반적이지만, 3인칭 속격 대명사는 그렇지 않다. 왜냐하면 1인칭 속격 대명사는 후행 명사의 소유주가 화자, 2인칭인 경우에는 소유주가 청자임을 나타내는데, 이는 후행 명사에 첨가된 인칭어미에 의해서도 명사의 소유주가 화자 또는 청자임을 알 수 있는 반면, 3인칭에서는 소유주가 화자와 청자가 아닌 제 3자라는 정보만 주고 있을 뿐 그 소유주가 구체적으로 누구인지 알 수가 없기 때문이다. 맥락에 의해 제 3자가 구체적으로 누구인지 알 수 있는 경우에는 당연히 3인칭 속격대명사도 생략될 수 있다.
대격(accusative): +(y)İ
동작이나 행동의 대상이나 상대를 나타낸다. 현대 영어에서는 명사의 격변화가 사라져서 일부 대명사만이 대격과 여격이 융합된 형태로 쓰이고 있고 또 동사 뒤의 명사 역시 대격과 여격을 모두 표현하므로 대격과 여격의 구별은 타당하지 않다. 따라서 영어에서는 목적격(objective)이라는 용어를 주로 사용하고 대격을 표현하는 명사는 직접목적어 여격을 표현하는 명사는 간접목적어로 분류한다. 터키어에서 명사가 목적어로 쓰일 때 대격어미가 첨가된 명사는 한정 목적어이고 무표인 명사는 비한정 목적어이다15). 대격 어미 +(y)İ는 İ형 접미사이며 괄호 안에 있는 어두 자음 y는 모음으로 끝나는 어기에 접미될 때 모음충돌을 방지하기 위해 사용되는 매개자음이다. 이 책에서 형태소 분석을 보일 때는 +Øcase로 표시된 자리에 나타난다.
ben+Øcase → ben+(y)İ → beni biz+Øcase → biz+(y)İ → bizi
sen+Øcase → sen+(y)İ → seni siz+Øcase → siz+(y)İ → sizi
o + kimse+Øcase → o + (kimse)+(y)İ → onu
o + kimseler+Øcase → o + (kimse)ler+(y)İ → onları
kitap+Øcase → kitap+(y)İ → kitabı16)
kitaplar+Øcase → kitaplar+(y)İ → kitapları
15) 영어에서는 동사 앞의 명사는 주어, 동사 뒤의 명사는 목적어로서 주어나 목적어의 자리가 고정되어 있지만, 터키어는 대격어미를 비롯한 격어미들과 활용 인칭어미가 있어서 주어나 목적어 자리가 고정되어 있지 않다고 생각될 수 있다. 그러나 비한정 목적어의 경우 대격어미가 첨가되지 않고 또 활용 3인칭 어미는 무표이기 때문에 무표의 명사들 가운데 어느 것이 주어이고 또 어느 것이 목적어인지 알 수 없는 경우가 있다. 이러한 경우, 앞에 있는 명사는 주어이고 뒤에 있는 명사는 목적어가 된다. 따라서 문장의 맨 앞에 있는 명사는 주어로 인식되기 마련이라 만일 앞의 명사가 목적어라면 비한정 목적어라 할지라도 대격어미를 첨가해서 주어가 아니라는 것을 나타내야 한다. 예컨대 Büfeden gazateyi aldım. Büfeden gazete aldım.이라는 두 문장을 비교해보면 의 목적어(gazete-(y)İ)는 한정이지만, 의 목적어(gazete-Ø)는 비한정이다. 그러나 목적어로 시작하는 문장으로 바꾸면 , 모두 Gazeteyi büfeden aldım.이 된다.
16) 어기가 만일 유성자음과 대응하는 짝이 있는 무성자음으로 끝난다면, 여기에 모음으로 시작되는 접미사가 첨가될 때 이러한 어말 무성 자음은 거의 대부분이 짝을 이루는 유성자음으로 유성음화되고 표기에도 반영된다.(ç:c, nk:g, k:ğ, p:b, t:d) 이러한 규칙을 따르지 않는 말들이 일부 있는데, 이는 외래어이거나 원상태로의 복구가 어려운 단음절어 또는 동음이의어의 존재 등과 같은 여러 이유가 있기 때문이다.
처격(locative): +DA
동작이나 행동이 일어나는 위치나 장소를 나타낸다. 처격어미 +DA는 A형 접미사이며 어기가 무성자음으로 끝날 때는 어미의 어두 자음은 t, 어기가 모음이나 유성자음으로 끝날 때는 어미의 어두 자음이 d가 된다. 이 책에서 형태소 분석을 보일 때는 +Øcase로 표시된 자리에 나타난다.
ben+Øcase → ben+DA → bende biz+Øcase → biz+DA → bizde
sen+Øcase → sen+DA → sende siz+Øcase → siz+DA → sizde
o + kimse+Øcase → o + (kimse)+DA → onda
o + kimseler+Øcase → o + (kimse)+DA → onlarda
kitap+Øcase → kitap+DA → kitapta
kitaplar+Øcase → kitaplar+DA → kitaplarda
탈격(ablative): +DAn
동작이나 행동이 비롯하는 곳을 나타낸다. 탈격 어미 +DAn은 A형 접미사이며 어기가 무성자음으로 끝날 때는 어미의 어두 자음은 t, 어기가 모음이나 유성자음으로 끝날 때는 어미의 어두 자음이 d가 된다. 이 책에서 형태소 분석을 보일 때는 +Øcase로 표시된 자리에 나타난다.
ben+Øcase → ben+DAn → benden biz+Øcase → biz+DAn → bizden
sen+Øcase → sen+DAn → senden siz+Øcase → siz+DAn → sizden
o + kimse+Øcase → o + (kimse)+DAn → ondan
o + kimseler+Øcase → o + (kimseler)+DAn → onlardan
kitap+Øcase → kitap+DAn → kitaptan
kitaplar+Øcase → kitaplar+DAn → kitaplardan
여격(dative): +(y)A
동작이나 행동이 향하는 곳을 나타낸다. 여격 어미 +(y)A는 A형 접미사이며 괄호 안에 있는 어두 자음 y는 모음으로 끝나는 어기에 접미될 때 모음충돌을 방지하기 위해 사용되는 매개자음이다. 이 책에서 형태소 분석을 보일 때는 +Øcase로 표시된 자리에 나타난다.
ben+Øcase → ben+(y)A → *bene → bana17) biz+Øcase → biz+(y)A → bize
sen+Øcase → sen+(y)A → *sene → sana18) siz+Øcase → siz+(y)A → size
o + kimse+Øcase → o + (kimse)+(y)A → ona
o + kimseler+Øcase → o + (kimse)ler+(y)A → onlara
kitap+Øcase → kitap+(y)A → kitaba19)
kitaplar+Øcase → kitaplar+(y)A → kitaplara
17), 18) 1인칭이나 2인칭 비복수 여격 대명사는 원래 bene와 sene가 되어야 하겠지만, 동음이의어와 구분하기 위해 bana와 sana의 형태를 갖게 된 것으로 추정해 볼 수도 있다. Doğuştan bene sahip olanlar cilt kanserinde riskli grup olarak sınıflandırılabilir.
19) 어기가 만일 유성자음과 대응하는 짝이 있는 무성자음으로 끝난다면, 여기에 모음으로 시작되는 접미사가 첨가될 때 이러한 어말 무성 자음은 거의 대부분이 짝을 이루는 유성자음으로 유성음화되고 표기에도 반영된다.(ç:c, nk:g, k:ğ, p:b, t:d) 이러한 규칙을 따르지 않는 말들이 일부 있는데, 이는 외래어이거나 원상태로의 복구가 어려운 단음절어 또는 동음이의어의 존재 등과 같은 여러 이유가 있기 때문이다.
곡용 인칭어미20)
명사어기 또는 수량어미에 접미법으로 첨가되어 명사의 소유주를 나타내며 이 책에서 형태소 분석을 보일 때는 +Øperson으로 표시한다. 기존문법은 곡용인칭어미가 보통 아래의 속격어미와 함께 쓰이는 것으로 설명하고 있는데, 맥락에 의해 함께 쓰일 수도 있고 그렇지 않을 수도 있음에 주의해야 한다. 위 13), 14) 참고
비복수 복수
1인칭 어미 +(İ)m +(İ)mİz ⟸ +(İ)m+(y)İz
2인칭 어미 +(İ)n +(İ)nİz ⟸ +(İ)n+(y)İz
3인칭 어미 +(s)İn21) +lArİ ⟸ +lAr+(s)İn22)
20) 이 책에서는 편의상 I군, II군 활용 인칭어미와 연계하여 구별하는 별칭으로 곡용 인칭어미를 III군 인칭어미라고 한다.
21) 아래 첨자로 표시된 어미의 어말 자음 n은 격어미나 접사 +CA가 접미법을 통해 추가로 첨가되는 경우에만 나타난다. 그런데, 1, 2인칭 대명사의 어말 자음 n, 그리고 지시사(bu, şu, o)와 격어미나 수량어미 또는 접사 +CA가 통사적 결합을 하는 경우에 나타나는 n은 모두 동일한 n이라 할 수 있다.
22) 3인칭 곡용어미 +lArİ에서는 1, 2인칭 곡용어미의 복수형과 달리 복수를 나타내는 수량어미가 3인칭 어미 앞에 있음에 주의해야 한다. 1, 2인칭에서는 복수를 나타내는 인칭 복수 어미 +(y)İz가 인칭어미 뒤에 나타난다. 이는 터키어에는 인칭복수어미 +(y)İz가 1, 2인칭 어미 뒤에만 나타나고 수량어미 +lAr는 3인칭 어미 앞에만 나타나는 분포 제약이 있기 때문이다.
명사의 곡용체계
명사 어기+ØQUA+Øperson+ØPPL+Øcase
터키어에서 명사의 곡용과 관련된 문법 범주는 모두 이 네 개뿐이며 분포 또는 배열 순서는 위와 같다. 소위 일종의 어휘화(lexicalization) 또는 탈문법화(degrammaticalization)라고 할 수 있는 일부 예들을 제외한다면 이러한 분포 또는 배열 순서에 반드시 지켜져야 한다. 단, 여기에서 +ØPPL은 반드시 +Øperson에만 첨가된다는 분포 제약이 있음에 주의해야 한다. 요컨대 +ØPPL은 선행 어기로 반드시 +Øperson을 요구하므로 +Øperson 없이 곧바로 +ØQUA에 첨가되는 경우는 있을 수 없다.
ayakkabılarım ⟸ ayak + kap+(s)İn+lAr+(İ)m ⟸ kap+Øperson+ØQUA+Øperson
비교) 역전앞 : 역 앞
터키어에서 격어미가 제로인 명사는 1) 문장의 주어, 2) 서술어의 보어, 3) 주어의 자리에 위치하지 않은 비한정 목적어, 4) 비한정 명사수식법에서의 수식명사 그리고 일부 후치사의 선행어로만 쓰인다.
한편, 이들 곡용어미들이 형용사에 첨가되는 경우들이 있는데, 앞에서도 언급했듯이 통사적 결합에 대한 인식이 부족한 기존문법은 이러한 경우 형용사이자 명사라는 범주상의 오류를 범하면서 간단히 다품사어로 처리하고 있으나 사실은 거의 대부분이 명사가 생략되면서 선행 어기인 형용사와 통사적으로 결합한 결과로 이해하는 것이 마땅하다.
활용 인칭어미
어말어미로서 주로 문장의 맨 뒤에 위치하면서 주어를 나타내는 어미이다. 어기에 접미법으로 첨가되는 곡용 인칭어미와는 달리 활용 인칭어미는 위의 8)에서 언급했듯이 선어말어미인 과거시제, 전언법, 조건법 어미들에 접미법으로 첨가되는 어미이지만, 이들 선어말어미가 나타나지 않는 경우에는 선행 어절의 어기와 통사적 결합을 하는 어미이므로 선행 어기와 융합(fusion)이 일어나지 않는 한 어기와 떨어져서 뒤로 이동할 수 있다23).
23) 과거시제, 전언법, 조건법을 나타내는 선어말어미가 제로인 경우에는 이들 선어말어미가 접미법으로 첨가되는 계사어간이 활용 인칭어미의 선행 어기가 된다. 그러나 터키어에서 동사나 계사의 어간은 선어말어미 없이 단독으로 쓰이지 못하는 분포 제약이 있기 때문에 계사 어간은 삭제된다. 따라서 활용 인칭어미는 선행 어절의 어기와 통사적으로 결합하는 것이다. 예컨대, Memnun olduk. 과 Teşekkür ederiz.는 비과거시제 문장들이므로 원래 memnun ol--Dİ + i--ØPT-(İ)m-(y)İz 와 teşekkür et--(A/İ)r + i--ØPT-(y)İm-(y)İz에서 선어말어미인 과거시제가 제로로 실현되면서 선행 어기인 계사어간이 삭제됨에 따라 어말어미인 활용 인칭어미들이 선행 어절의 어기 -Dİ, -(A/İ)r와 각각 통사적으로 결합하여 도출된 것이다. 그런데, 의 ederiz에서는 -(A/İ)r와 -(y)İz로 형태소 분석이 가능한 반면에 의 olduk에서는 -Dİ, -(İ)m, -(y)İz가 서로 융합한 -Dİk의 형태로서 형태소 분석이 불가능하다. 따라서 만일 이 문장들을 의문문으로 만든다면 은 활용 인칭어미가 이동하지 못해서 Memnun olduk mu?가 되고 는 활용 인칭어미에 접미법으로 첨가되는 인칭 복수어미가 뒤로 이동할 수 있어서 Teşekkür eder miyiz?가 된다.
활용 인칭어미는 이 책에서 형태소 분석을 보일 때는 -Øperson으로 표시한다. 활용 인칭어미는 크게 두 세트로 나뉘는데, 3인칭은 두 세트 모두에서 무표, 즉 제로로 표시된다. 이는 앞에서 언급했듯이 터키어에 1인칭 대명사와 2인칭 대명사는 있지만 3인칭 대명사는 원래 없다는 사실과 그 맥을 같이 하는 논리가 적용된 것이고 또 1인칭은 화자, 2인칭은 청자로 특정되지만, 3인칭은 그렇지 않다는 사실이 문법에 투영된 결과라고 할 수 있겠다.
I군
비복수 복수
1인칭 -(İ)m -(İ)k ⟸ -(İ)m-(y)İz
2인칭 -(İ)n -(İ)nİz ⟸ -(İ)m-(y)İz
3인칭 Ø -(lAr)
II군
비복수 복수
1인칭 -(y)İm -(y)İz ⟸ -(İ)m-(y)İz
2인칭 -sİn -sİnİz ⟸ -sİn-(y)İz
3인칭 Ø -(lAr)
어기에 접미법으로 첨가되는 선행 활용어미의 음절 구조가 +CV이면 I군 인칭어미가 쓰이고 -CV24이면 II군 인칭어미가 쓰이는데, 의문어미 + mİ25는 음절 구조가 +CV이기는 하지만 선행 어절과 통사적 결합을 하는 어미이므로 I군 인칭어미가 아니라 II군 인칭어미가 첨가된다. 다음의 예를 보자.
1) Memnun oldum. 2) Teşekkür ederim.
1)과 2)의 주어는 모두 화자인 1인칭으로서 동일한데, 얼핏 보기에는 같은 인칭어미가 쓰인 것으로 오인할 수 있다. 그렇지만, 1)의 문장에서는 주어가 I군 인칭어미로, 2)에서는 II군 인칭어미로 표시된 것이다. 왜냐하면 각 문장의 동사에서 인칭어미를 제외한 나머지 부분은 1) ol--Dİ와 2) et--(A/İ)r으로 형태소 분석이 된다. 즉, 인칭어미를 선행하는 활용어미의 음절 구조가 1)은 +CV이므로 I군 인칭어미가 쓰인 것이고 2)는 -CV라서 II군 인칭어미가 쓰인 것이다. 주어의 인칭을 달리하여 문장을 바꿔본다면 1)과 2)에 표시된 인칭어미가 서로 다른 군에 속하는 인칭어미라는 점이 분명해진다.
1인칭 비복수 주어: (Ben) Memnun oldum. / (Ben) Teşekkür ederim.
2인칭 비복수 주어: (Sen) Memnun oldun. / (Sen) Teşekkür edersin.
3인칭 비복수 주어: O memnun oldu. / O teşekkür eder.
1인칭 복수 주어: (Biz) Memnun olduk. / (Biz) Teşekkür ederiz.
2인칭 복수 주어: (Siz) Memnun oldunuz. / (Siz) Teşekkür edersiniz.
3인칭 복수 주어: Onlar memnun oldu(lar). / Onlar teşekkür eder(ler).
24) 어기에 접미법으로 첨가되는 선행 활용어미의 음절구조가 -CV라는 것은 음절구조가 CV로 되어 있지 않다는 것을 뜻한다. 따라서 선행 활용어미가 나타나지 않는 경우도 여기에 포함된다. 왜냐하면 활용어미가 없다는 것은 음절구조가 CV인지 아닌지를 고려할 여지가 아예 없는 것이기는 하지만, 여기에서 +CV라는 것은 선제적 조건이기 때문이다.
25) 의문어미는 서술어로 쓰인 동사나 계사 뒤에 분포하면서 문장을 의문문으로 만들고 또 모음조화에 따른 변이형들이 있다. 따라서 서술어의 활용에 관여하는 활용어미로 분류된다. 그런데, 의문어미는 주어, 목적어, 보어, 부사어와 같은 서술어 이외의 다른 문장 성분 뒤로 이동하면서 선행 어절을 강조하는 기능도 갖고 있다. 요컨대 의문어미는 활용어미이기는 하지만 어기에 접미법으로 첨가되는 것이 아니라 선행 어절과 통사적 결합을 한다.
활용 인칭어미가 나타날 수 있는 경우를 정리해보면 아래와 같다.
1) 선어말어미와 접미법으로 결합하는 경우
과거시제: i--Dİ -I군
전언법: i--mİş -II군
조건법: i--sA -I군
2) 선어말어미와 통사적으로 결합하는 경우
진행상: 동사어간--İyor + -II군
직접경험 완료상: 동사어간--Dİ + -I군
간접경험 완료상: 동사어간--mİş + -II군
예정상: 동사어간--(y)AcAK + -II군
반복상: 동사어간--(A/İ)r + -II군
명령법: 동사어간--sİn + -II군
가정법: 동사어간--sA + -I군
기원법: 동사어간--(y)A + -II군
필수법: 동사어간--mAlİ + -II군
선어말어미가 없거나 의문어미에 첨가되는 경우 + -II군
서법
화자의 심리적 태도가 서술어부에서 활용어미로 표시되는 문법 범주를 서법이라 한다. 터키어의 서법체계는 한 문장에 서법어미가 최대 3개까지 교차 중첩하여 나타나는 경우도 있어서 다소 복잡한 양상을 보인다. 우선, 이 책에서는 동사어간에 선어말어미로 표시되는 것은 서법1, 계사어간에 역시 선어말어미로 표시되는 것은 서법2로 보고자 한다.
(1) 동사어간--Ømood1
(2) 계사어간--Ømood2
서법1의 하위범주에는 서실법과 서상법이 있으며 서법2의 하위범주로는 서실법, 전언법, 조건법이 있으므로 (1)과 (2)는 아래와 같이 다시 쓸 수 있다.
(1-1) 서실법: 동사어간--ØFM-Øaspect
(1-2) 서상법: 동사어간--ØTM
(2-1) 서실법: 계사어간--ØFM
(2-2) 전언법: 계사어간--mİş
(2-3) 조건법: 계사어간--sA
그런데, 서법1과 서법2의 서실법은 (1-1)과 (2-1)에서 보인 것처럼 모두 무표로서 제로로 표시되지만(-ØFM), 서법1의 하위범주 서상법은 유표로서 그 하위범주인 명령법{-sİn}, 가정법{-sA}, 기원법{-(y)A}, 필수법 {-mAlİ}들이 -ØTM으로 표시된 자리에 나타나므로 (1-2)는 아래와 같이 다시 고쳐 쓸 수 있다.
(1-2-1) 명령법: 동사어간--sİn
(1-2-2) 가정법: 동사어간--sA
(1-2-3) 기원법: 동사어간--(y)A
(1-2-4) 필수법: 동사어간--mAlİ
한편, 서법2의 하위범주인 전언법(-mİş)과 조건법(-sA)은 서법1 뒤와 서법2의 서실법 뒤에 각각 단독으로 나타날 수도 있고 또 교차 중첩하여 나타날 수 있다. 왜냐하면 계사는 형용사나 명사와 같은 비활용어를 보어로 삼아 서술어가 되기도 하지만, 문법범주들을 서로 연계하는 기능도 갖고 있는데, 전언법 어미와 조건법 어미는 계사어간에 접미되기 때문이다. 따라서 터키어의 서법은 이론적으로 아래와 같은 조합이 가능한데, 허용되지 않는 것도 있다.
서실법 + 전언
동사어간--ØFM-Øaspect + 계사어간--mİş26)
계사어간--ØFM + 계사어간--mİş
서실법 + 조건
동사어간--ØFM-Øaspect + 계사어간--sA
계사어간--ØFM + 계사어간--sA
서실법 + 조건 + 전언
동사어간--ØFM-Øaspect + 계사어간--sA + 계사어간--mİş
계사어간--ØFM + 계사어간--sA + 계사어간--mİş
서실법 + 전언 + 조건
동사어간--ØFM-Øaspect + 계사어간--mİş + 계사어간--sA
계사어간--ØFM + 계사어간--mİş + 계사어간--sA
서상법 + 전언
동사어간--sİn + i--mİş27)
동사어간--sA + i--mİş
동사어간--(y)A + i--mİş
동사어간--mAlİ + i--mİş
서상법 + 조건
*동사어간--sİn + i--sA28)
*동사어간--sA + i--sA28)
*동사어간--(y)A + i--sA28)
동사어간--mAlİ + i--sA
서상법 + 전언 + 조건
동사어간--mAlİ + i--mİş + i--sA
서상법 + 조건 + 전언
동사어간--mAlİ + i--sA + i--mİş
26) 서실법의 하위층위에 나타나는 동작상들 가운데, 직접경험 완료상이 전언법과 결합하는 것은, 즉 *동사어간--ØFM-Dİ + i--mİş는 허용되지 않는다. 왜냐하면 직접경험과 전언은 서로 상충하는 개념이기 때문이다.
27) 명령은 화자가 청자에게 어떤 동작을 요구하는 것이므로 제 3자가 개입할 여지가 없다. 따라서 명령법과 전언법의 결합은 원래 불가능하다. 그렇지만, 3인칭 명령은 화자, 청자 그리고 실제 행위자가 있는 경우이므로 3인칭 명령법은 전언법과 결합한다.
28) 서상법의 하위범주 가운데, 필수를 제외한 명령, 가정, 기원은 역시 조건과 상충하는 개념들이므로 허용되지 않는다.
부정문
터키어에서 부정문을 만들려면 서술어가 동사일 때는 동사어간에 부정접사 -mA를 첨가하여 먼저 동사의 부정어간을 만든 후 여기에 활용체계를 첨가한다.
(주어부) + (목적어부) + 서술어부: (완전동사어간--mA-) + (활용 인칭어미).
서술어
(주어부) + 서술어부: 명사/형용사 + 불완전동사어간--mA- + (활용 인칭어미).
보어 서술어
서술어가 계사일 때는 부정의 뜻을 지닌 형용사 değil을 보어와 계사 사이에 넣는다.
(주어부) + 서술어부: 명사/형용사 + değil + (계사어간-) + (활용 인칭어미).
보어 서술어
의문문
판정 의문문
터키어에서 판정 의문문을 만들려면 서술어가 동사이든 계사이든 상관없이 의문어미 -mİ를 우선 문장의 맨 뒤에 넣는다. 그 다음에 1) 서술어가 동사일 때는 동사어간에 접미법으로 결합한 선어말어미 그리고 선어말어미와 접미법으로 결합한 수량어미(-ØQUA)를 제외한 나머지 요소들, 즉 활용 인칭어미(-Øperson), i--Dİ -Øperson i--mİş-Øperson i--sA-Øperson은 모두 의문어미 뒤로 이동시킨다. 단, 1인칭 복수 활용형에서 인칭 복수어미 -(y)İz의 형태소 분석이 불가능할 때는 모든 인칭에서 이 의문어미 뒤로 이동하지 않는다.
(주어부) + (목적어부) + 서술어부: (완전동사)-(lAr) + -mİ + (활용 인칭어미)?
서술어
(주어부) + (목적어부) + 서술어부: (완전동사)-(lAr) + -mİ + (계사)-(활용 인칭어미)?
서술어
(주어부) + 서술어부: 명사/형용사 + 불완전동사-(lAr) + -mİ + (활용 인칭어미)?
보어 서술어
(주어부) + 서술어부: 명사/형용사 + 불완전동사-(lAr) + -mİ + (계사)-(활용 인칭어미)?
보어 서술어
2) 서술어가 계사일 때는 보어나 보어와 접미법으로 결합한 수량어미(-ØQUA)를 제외한 나머지 요소들, 즉 활용 인칭어미(-Øperson), i--Dİ -Øperson i--mİş-Øperson i--sA-Øperson은 모두 의문어미 뒤로 이동시킨다.
(주어부) + 서술어부: 명사/형용사-(lAr) + (계사) + -mİ + (활용 인칭어미)?
보어 서술어
(주어부) + 서술어부: 명사/형용사-(lAr) + (계사) + -mİ + (계사)-(활용 인칭어미)?
보어 서술어
부정문을 의문문으로 만들 때는 먼저 부정문을 만들고 그 다음에 의문문으로 만든다. 판정 의문문에서 답변은 긍정이면 <Evet, + 긍정문>, 부정이면 <Hayır, + 부정문>으로 답하는 것이 기본 원칙이지만, 부정 의문문에서는 긍정일 때는 <Evet, + 긍정문>, 부정일 때는 <Hayır> 없이 <부정문>만으로 답한다.
설명 의문문
터키어에서 설명 의문문은 의문어미 없이 의문사로만 문장을 만든다.